Sincere türkçesi Sincere nedir

Sincere ile ilgili cümleler

English: Ali is a very sincere person.
Turkish: Ali çok samimi bir kişi.

English: He is usually straightforward and sincere and thereby gains the confidence of those who meet him.
Turkish: O genellikle doğru sözlü ve içten ve bu sebeple onunla tanışanların güvenini kazanır.

English: He is a very sincere person.
Turkish: O, çok samimi insandır.

English: He is sincere in his promises.
Turkish: O sözlerinde samimidir.

English: Be sincere with me.
Turkish: Bana samimi ol.

Sincere ingilizcede ne demek, Sincere nerede nasıl kullanılır?

Sincere friend : Samimi arkadaş.

Be sincere : Samimi olmak.

Sincerely : Samimi olarak. Samimiyetle. İçtenlikle. İyi dileklerimle. Saygılarımla. Açık yüreklilikle. Saygılar. Yürekten. Candan. İçten.

Sincerely yours : En iyi dileklerimle (bir mektupta bitirme mesajı). Senin arkadaşın. Saygılarımla (yazı sonunda). Saygılarımla. En içten dileklerimle.

Sincereness : Dürüstlük. Samimiyet. İçtenlik. Candanlık.

Sincerity : Hulus. Safvet-i kalb. Samimiyet. Dürüstlük. İçtenlik. Doğruluk. Candanlık. Samimilik.

In all sincerity : İkiyüzlülükten arındırılmış bir şekilde. Tüm içtenlikle. Tam bir içtenlikle. Tamamen samimi bir şekilde.

 

Insincerity : İçtensizlik. Vefasızlık. İkiyüzlülük. İki yüzlülük. Samimiyetsizlik. Yapmacıklık.

Sincerest : Gerçek. Doğru. Dürüst. Candan. İçi dışı bir. Samimi. İçten.

Insincere : Sadakatsiz. İçtenliksiz. Samimi olmayan. Vefasız. İki yüzlü. Riyakar. Samimiyetten uzak. Samimiyetsiz. İkiyüzlü.

İngilizce Sincere Türkçe anlamı, Sincere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sincere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devout : Mütedeyyin. Sofu. İstekli. Adanmış. Ciddi. (kendini) adamış.

Conscientious : Dikkatli. Vazifeşinas. İtinalı. Özenle yapılmış. Vicdanlı. İşine bağlı. Özenli. İnsaflı. Hakçı.

From the heart : Kalpten. Derinden. İçtenlikle.

Frankest : Damgalamak (posta pulunu). Mektubu makineyle damgalamak. Sözünü esirgemeyen. Ücretsiz giden mektup. Avrupalı. Zarfın üstüne posta damgasını veya posta ücretinin ödenmiş olduğunu gösteren işareti basmak. Açık sözlü. (mektup) damgalamak.

Deeper : Derin. Keskin. Dalgın. Ağır. Şiddetli. Karışık. Koyu. Tok (ses).

Candidness : Önyargısız olma. Asıl fikrini söyleme. İçtenlik. Bönlük. Riyasızlık. Doğruluk. Açık ve içten olma. Açık yüreklilik. Açıklık.

Achievable : Gerçekleştirilebilir. Yapılabilir. Erişilebilir. Ulaşılabilir. Başarılabilir. Tamamlanabilir.

Amiably : Cana yakın bir şekilde. Sevimli hoş biçimde. Dostça. Şefkatle. Nezaketle. Tatlılıkla. Hoşça. Hoş bir biçimde.

Came straight from his heart : Gerçek hislerini ifade eden.

According to cocker : Tam.

 

Sincere synonyms : existent, echt, whole souled, merer, actuality, dove like, sheer, fairness, authentic, amicability, deeply, candidnesses, direct, sheers, mere, cordial, goodwills, attic, deepest, sheering, accurate, earnestness, cordiality, actualities, inly, as well, heart whole, cordials, forthright, good will, willing, devoted, conches.

Sincere zıt anlamlı kelimeler, Sincere kelime anlamı

False : Yanlış. Sadık olmayan. Numaradan. Suni. Taklit. Düzmece. Yalancı. Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. Hain. Göstermelik.

Disingenuous : İki yüzlü. İkiyüzlü. Yüze gülücü. Kurnaz. Samimi olmayan.

Dishonest : Yalancı. Hileli. Haysiyetsiz. Mürtekip. Karaktersiz. Sahtekar. Aldatıcı. Namussuz. Dürüst olmayan. Şerefsiz.

Sincere antonyms : insincerity, unreal, insincere, counterfeit, frivolous.

Sincere ingilizce tanımı, definition of Sincere

Sincere kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pure. Unadulterated. Unmixed.