Deceptive türkçesi Deceptive nedir

Deceptive ile ilgili cümleler

English: Ali is being deliberately deceptive.
Turkish: Ali kasten aldatıcı oluyor.

English: It was deceptive.
Turkish: O aldatıcıydı.

English: Appearances can be deceptive.
Turkish: Görünümler yanıltıcı olabilir.

Deceptive ingilizcede ne demek, Deceptive nerede nasıl kullanılır?

Deceptive advertising : Yanıltıcı reklam. Aldatıcı reklam. Tüketiciyi mal veya hizmet hakkında eksik, yanlış ya da abatartılı bilgiler vererek yanlış yönlendiren reklam.

Deceptive bombe : Normal konserve kutusunun, düz bir yüzeye kutuda herhangi bir hasar meydana gelmeyecek biçimde dik olarak düşürüldüğünde bir tarafının şişmesi veya bir tarafı şişkin konserve kutusunun şişkin tarafına elle bastırıldığında şişkinliğin inerek kutunun normal hale gelmesi. Yalancı bombaj.

Deceptive marks : Halkı aldatma ve böylece çıkar sağlama amacı ile kullanılan ya da kütüğe yazdırılan markalar (arçelik-akçelik gibi). Adda aldatıcı markalar.

Deceptive nature : Aldatıcı nitelik. Marka niteliğinin halkı aldatıcı olması (arçelik-akçelik gibi).

Deceptive packaging : Yanıltıcı ambalaj. İçindeki ürünün gerçek miktarı, içeriği ya da kalitesi konusunda tüketiciyi yanıltan ambalaj.

 

Electronic deception : Elektronik şaşırtma. Elektronik alalama. Elektronik aldatma.

Deceptively : Aldatarak. Hilekarlıkla. Kandırma niyeti ile. Aldatıcı bir biçimde. Yanıltıcı bir şekilde.

Deceptious : Asılsız. Hayali.

Deception : Kanma. Ayartma. Yanıltma. Aldatmaca. Hile. Aldatma. Kandırma. Aldanma. Düzen. Dalavere.

Sense deception : Duyu örgenlerinin yapısı ya da uyaranların nitelik ve sunuluş biçiminden doğan algı yanılması. Duyu yanılgısı.

İngilizce Deceptive Türkçe anlamı, Deceptive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deceptive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Persuasive : Güçlü. İkna edici. İnandırıcı.

Cogent : Kuvvetli. Muhik. Güçlü. İkna edici. İkna ve ilzam edici. Haklı. Telkin edici. İnandırıcı.

Shoddy : Şişirme. Çaput. Bayağı. Değersiz. Sökülerek yeniden örülmüş yün. Uydurma. Artık kumaşlardan yapılmış. Süprüntü. Artık. Sahte.

Fallacious : Safsata. Yanlış fikirlere dayanan. Yanlış. Safsatalı. Çürük. Hatalı. Boş. Mantıksız. Temelsiz.

Gnathonic : Dolandırıcı. Gnatonik. Yaltaklanan. Düzenbaz. Kandırıan. Pohpohlayan.

Falsified : Düzmece. Sahtecilik yapılmış. Yanlış şekilde sunulan. Sahte. Çarpıtılan. Sahtekar. Tahrif edilmiş.

Facade : İlüzyon. Yapılarda ön cephe. Binanın caddeye bakan tarafı. Alnaç. Cephe. Yanılsama. Aldatıcı görünüş. Bina cephesi. Yüz.

Deluding : Aldatmak. Kandırmak. Avutmak. Ayartmak. Aldatma.

Candied : Şatafatlı. Şekerleme yapılmış. Üstü şeker kaplı. Tatlı dilli. Şekerlenmiş. Hoş görünen. Şekerli. Şekerle kaplı.

Enticing : İşveli. Fettan. Cazibeli. Ayartan. Baştan çıkarıcı. Ayartıcı. Davetkar. Kışkırtıcı. Çekici.

 

Deceptive synonyms : illusory, dishonorable, colourable, captious, fair spoken, colorable, confusional, beguiling, chimeric, gippers, catchiest, artful, duper, illusionary, deceiving, coloreds, delusive, beguilers, gipper, dishonest, misleading, baffling, cammed, beguiler, double handed, highbinder, duplicitous, unreal, elusory, catchy, double hearted, illusive, bad person.

Deceptive zıt anlamlı kelimeler, Deceptive kelime anlamı

Real : Samimi. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Asıl. Sahiden. Harbi. Cidden. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gerçek. Maddi. Gerçekten.

Honest : Hilesiz. Doğru. İçten. Güvenilir. Dürüst. Namuslu. Açık yürekli. Saf. Katışıksız. Sahiden.

Deceptive ingilizce tanımı, definition of Deceptive

Deceptive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having power to mislead, or impress with false opinions. As, a deceptive countenance or appearance. Tending to deceive.