Special türkçesi Special nedir

  • Özel bir indirim (fiyatta).
  • Spesiyal.
  • Sıradan olmayan.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Özel indirim.
  • Özel sayı.
  • Ek.
  • Özel baskı.
  • Özel tren.
  • Özel yayın.
  • Geçici polis.
  • Spesiyalite.
  • Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan).
  • Özel bir program.
  • Yemek (lokantaya has).
  • Özel herhangi bir şey.
  • Özel.
  • Özel muhabir.
  • Günün yemeği.
  • Olağandışı.
  • Ekstra.

Special ile ilgili cümleler

English: Ali cooked a special meal as a surprise for her birthday.
Turkish: Ali doğum günü için bir sürpriz olarak özel bir yemek pişirdi.

English: After five years in the special forces, I quit.
Turkish: Özel kuvvetlerde beş yıldan sonra işten ayrıldım.

English: A special tax was imposed on imported cars.
Turkish: İthal otomobillere özel bir vergi koyuldu.

English: Ali got special treatment.
Turkish: Ali özel tedavi aldı.

English: Ali has a special place in my heart.
Turkish: Ali kalbimde özel bir yere sahiptir.

Special ingilizcede ne demek, Special nerede nasıl kullanılır?

Special abilities : Özel yetenekler.

Special ability : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Özel yetenek.

Special accounting period : Yapılan işin özelliği ve gereğine göre takvim ya da bütçe yılına uymayan ancak başladığı günden sonra yine on iki aylık süreyi kapsayan özel sayışım dönemi. Özel muhasebe dönemi. Özel sayışım dönemi. Özel hesap dönemi.

 

Special additive rule : Özel toplama kuralı. Olasılık kuramında birbiriyle bağdaşabilen ya da birlikte gerçekleşebilen olaylardan birinin ya da ötekilerin gerçekleşme olasılığını saptamak üzere başvurulan ve bu olayların gerçekleşme olasılığı toplamından bunların birlikte gerçekleşme payının düşülmesini gerektiren kural. bk. genel toplama kuralı.

Special agent : Sınırlı yetkiye sahip vekil. Özel vekil. Özel acente. Özel temsilci. Belirli bir işi yapmak üzere atanan temsilci. Yalnız belirli bir işlemi yapmaya yetkili olan temsilci. Özel ajan. Özel acenta.

Special anaesthesia combinations : Genel anestezik ilaçları, narkotik analjezikler ve nöroleptik ilaçlarla birleştirerek yapılan anestezi biçimi. Özel anestezi kombinasyonları.

Special aptitude test : Bireylerin özel yetenek ve beceri alanlarında gösterecekleri yeterlik ve başarıyı ölçen ölçer. Özel yetenek ölçeri.

Special alloy : Özel alaşım.

Special assessment : Bir bölgeye sağlanan altyapı ve bayındırlık hizmetlerinden dolayı taşınmaz mallarının değeri artan kişilerin söz konusu hizmetleri sağlayana yaptıkları vergi benzeri ödeme. Şerefiye.

Special and general changement of ground : Toprağın özel ve genel durumunda değişiklik. Yer parçası özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergilerde de indirim ya da arttırım yapılmasını gerektiren değişmeler. yer sarsıntısı, su baskını, ağaçlandırma, gübreleme, yapılama gibi etkenler yer parçasının özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergileri de etkileyen değişmeler.

 

İngilizce Special Türkçe anlamı, Special eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Special ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Custom : Alışkanlık. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Alışveriş. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Ismarlama. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Alışkı. Gümrüğünü ödemek. Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı.

Addendum : İlave edilecek şey. Zeyl. İlave. Ek sözleşme. Zeyilname. Ekleme.

Accession : Katılma. Katılım. Erişme. Erme. Çoğalma. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Tahta çıkma. Ulaşma. Artma.

Addenda : İlaveler. İlave. Ekler.

Adjoint : Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Sınırdaş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eklenik. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Yardımcı. Mücavir. Bitişik. Eklenmiş.

Supernumerary : Kadro fazlası. Zait. Arta kalan. Fazlalık. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. İhtiyaç fazlası işçi. Fazla. Figüran.

Confidential : Güvenilir. Mahrem. Emin. Kişiye mahsus. Gizli. Zata mahsus. Güven veren. Gizli kalması gereken.

Airs : Fiyaka. Caka. Havalar. Hava. Çalım. Kurum. Gösteriş.

Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.

Out of the ordinary : Farklı. Nadir. Sıradışı. Olağanüstü. Alışılmışın dışında. Ender. Garip. Alışılmamış. Olağan dışı.

Special synonyms : unordinary, accessional, specialties, specialty, access key, fancy, accessorial, special train, special edition, ac adapter, high grade, extra, accelerator key, extraordinary, out of the way, offbeat, accessioning, special discount, custome, cliquiest, accent char, deviants, ad hoc, specific, special issue, cliquier, accent bar, adhibit, acception, access control, accretion, specials, abnormals.

Special zıt anlamlı kelimeler, Special kelime anlamı

Nonspecific : Nonspesifik. Özel olmayan. Tanımlanmamış.

General : Ordu komutanı. Paşa. General. Tarikat lideri. Baş. Komutan. Orgeneral. Halk. Yaygın.

Ordinary : Tabldot lokanta. Lokanta. Adi. Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Olağan. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Alışılmış. Sıradan. Basit. Sıra işi.

Special ingilizce tanımı, definition of Special

Special kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Constituting a species or sort. A particular. Of or pertaining to a species.