Special assessment türkçesi Special assessment nedir

  • Şerefiye.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir bölgeye sağlanan altyapı ve bayındırlık hizmetlerinden dolayı taşınmaz mallarının değeri artan kişilerin söz konusu hizmetleri sağlayana yaptıkları vergi benzeri ödeme.

Special assessment ingilizcede ne demek, Special assessment nerede nasıl kullanılır?

Special : Özel bir indirim (fiyatta). Spesiyal. Geçici polis. Özel tren. Özel. Özel bir program. Olağandışı. Özel baskı. Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan). Özel yayın.

Assessment : Tarh. Değeryazım. Düşünce. Tahakkuk. Biçilen değer. Bir alacak hakkının doğması. Köy gelirlerinin, köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi. Salma. Bellilendirme. Kentlerde ya da kırsal alanlardaki taşınmaz mallara, nesnel ölçütler kullanarak, değer biçme.

Special abilities : Özel yetenekler.

Special ability : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Özel yetenek.

Special accounting period : Yapılan işin özelliği ve gereğine göre takvim ya da bütçe yılına uymayan ancak başladığı günden sonra yine on iki aylık süreyi kapsayan özel sayışım dönemi. Özel sayışım dönemi. Özel hesap dönemi. Özel muhasebe dönemi.

 

Special additive rule : Özel toplama kuralı. Olasılık kuramında birbiriyle bağdaşabilen ya da birlikte gerçekleşebilen olaylardan birinin ya da ötekilerin gerçekleşme olasılığını saptamak üzere başvurulan ve bu olayların gerçekleşme olasılığı toplamından bunların birlikte gerçekleşme payının düşülmesini gerektiren kural. bk. genel toplama kuralı.

İngilizce Special assessment Türkçe anlamı, Special assessment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Special assessment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betterment : Düzelme. İyileştirme. İyileşme. Değerlenme vergisi. Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. bk. değer artış vergisi. Islah. Bir taşınmazın ömrünü uzatma. İflah. Taşınmazı iyileştirme.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Unearned increment : Bir gayrimenkulde masraf yapılmaksızın ortaya çıkan değer artışı. Gayrimenkuldeki değer artışı. Kazanılmamış kıymet artışı. Kendi emeği ile kazanılmamış kıymet artışı. Çalışılarak kazanılmamış kar. Çalışarak kazanılmamış kazanç (ör. gayrımenkul kiraları, birikimlerin faizi, vb.). Çalışılarak hakedilmemiş kazanç.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Special assessment synonyms : abnormal budget receipts, ability to pay approach, a group shares, a shift in supply, abnormal budget, a type mutual funds, a change in demand, ability to pay principle, local improvement tax.