Spends türkçesi Spends nedir

Spends ile ilgili cümleler

English: Ali has never been bored. He spends all of his free time translating sentences.
Turkish: Ali hiç sıkılmadı. O tüm boş zamanını cümleleri çevirerek harcar.

English: Ali certainly spends a lot of time indoors.
Turkish: Ali kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.

English: Ali certainly spends a lot of money on jewelry.
Turkish: Ali kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.

English: Ali certainly spends too much money buying things he never uses.
Turkish: Ali asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.

English: Ali spends a lot of his time reading.
Turkish: Ali zamanının çoğunu okuyarak geçirir.

Spends ingilizcede ne demek, Spends nerede nasıl kullanılır?

Misspends : Kötü kullanmak. Boşa harcamak. İsraf etmek. Kötü harcamak.

Overspends : Bütçeyi aşmak. Fazla para harcamak. Fazla masraf yapmak. Açılmak. Fazla harcama yapmak. Fazla harcamak.

Suspends : Uzaklaştırma vermek. Ertelemek. İşten uzaklaştırmak. Görevden uzaklaştırmak. Sallantıda bırakmak. Durdurmak. Ara vermek. İptal etmek (üyelik vb.). Tecil etmek. Askıya almak.

Underspends : Az harcamak. Payına düşenden daha az para kullanmak. -dan daha az harcamak.

 

Spend a penny : (tuvalet) ihtiyaç gidermek. Çişini yapmak. İşemek. Su dökmek. Çiş yapmak. Hacet bitirmek. Ufak su dökmek. Tuvalete gitmek. Çişini etmek.

Spend money : Para harcamak. Harcanılan para.

Spend oneself : Bütün gücünü tüketmek.

Spend the winter in : Kışı geçirmek.

Spend the night : Konaklamak. Geceyi geçirmek. Gecelemek.

Spend prodigally : Saçıp savurmak.

İngilizce Spends Türkçe anlamı, Spends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temper : Su vermek. Ruh hali. Tavlamak. Sinir. Keyif. Kıvam. Kıvamına getirmek. Yumuşatmak. Akort etmek.

Stultified : Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Aptal durumuna düşürmek. Aptallaştırmak. Çürütmek. Küçük düşürmek. Rezil etmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). İptal etmek. Çıkmaza sokmak.

Stultify : Aptallaştırmak. Küçük düşürmek. Çıkmaza sokmak. Rezil etmek. İptal etmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Aptal durumuna düşürmek. Çürütmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni).

Depleting : Kurutmak. Boşaltmak. Bitirmek. Dökmek.

Drain : Suyunu boşaltmak. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Süzülmek. Kurutmak. Boşaltmak. Suyu çekilmek. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Tahliye etmek. Pis su borusu. Suyunu çekmek.

Pay : Cezasını çekmek. Değmek. Etmek. Yararı olmak. Ücret. Ödemek. Toslamak. Kar getirmek. Ücret ödemek. Para ödemek.

 

Dilutes : Sulu. Açmak (renk). Su katmak. Hafif. Seyreltmek. Cansızlaştırmak. Sulandırmak. Hafifletmek. İnceltmek.

Winter : Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Aralık, ocak, şubat aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). astronomide 22 aralık ile 21 mart arası. Kışlatmak. Kışlık. Kışlamak. Sürekliliği ve yeğinliği yerel, doğal nedenlerle ayrımlı da olsa, kuzey, güney yarımyuvarında yılın sırasıyla 21 aralık - 21 mart ve 21 haziran - 23 eylül günleri arasında kalan bölümü. Kış. Zemheri. Kışı geçirtmek. Kışı geçirmek.

Spending money : Cep harçlığı.

Misspend : İsraf etmek. Boşa harcamak. Kötü harcamak. Kötü kullanmak.

Spends synonyms : piddle away, wanton away, nickel and dime, stultifies, dally away, make nonsense of, run through, summer, cushions, dispend, vitiate, depletes, ate up, erogate, work out, spend money, wipe out, vacation, disburse, overwinter, exhaust, while away, dilute, disburses, disbursed, pin money, spend, dispending, dispose of, weekend, pocket money, get through, consumes.

Spends zıt anlamlı kelimeler, Spends kelime anlamı

Divest : Mahrum etmek. Elden çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Kurtulmak. Görevden almak. Yoksun bırakmak. Çıkarmak. Soymak.

Overspend : Fazla para harcamak. Fazla masraf yapmak. Bütçeyi aşmak. Fazla harcamak. Fazla sarf etmek. Fazla harcama yapmak. Açılmak.

Slow : Bati. Geri. Zor anlayan. Eli ağır. Uzun süren. Ağır. Geç. Yavaş. Kesat. Sıkıcı.

Spends antonyms : fast.