Spherical angle türkçesi Spherical angle nedir

  • Küresel açı.
  • Bir kürenin iki büyük çemberinin kesim noktasında çemberlere çizilen iki teğet arasındaki açı; iki büyük çemberin iki düzlemli açısı.
  • Uzay alanında kullanılır.

Spherical angle ingilizcede ne demek, Spherical angle nerede nasıl kullanılır?

Spherical : Küre biçiminde. Yuvarsal. Sferik. Küre şeklinde. Yuvarlak. Sferikal. Toparlak. Küresel.

Angle : Korniyer. Açı. Açı yapmak. Balık tutmak. Oltayla balık avlamak. Açı vermek. Köşe yapmak. Bucak. Açı oluşturmak. Çarpıtmak.

Spherical aberration : Küresel aberasyon. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir konudan gelen ışınların, aynı odak noktasında kesişmemelerinden dolayı görüntünün kenarlarında seçikliğin bozulması biçiminde ortaya çıkan mercek kusuru. Küresel görüntü bozulması. Küresel sapma. Küresel sapınç. Mercek ve aynaların çeşitli bölgelerinin farklı odak uzaklığına sahip olması. Küresel şekilden gelen optik hata. Küresel bozulma. Yuvarsal sapınç.

Spherical astronomy : Küresel astronomi. Gökbilimin bir kolu. gökcisimlerini gökküresi üzerinde birer nokta olarak alan, küre üzerindeki yerlerini, devinmelerini, aralarındaki uzaklıkları (açı olarak) inceleyen bilim. Küresel gökbilim.

Spherical bacterium : Kok. Küresel biçimdeki bakteri hücresi.

 

Spherical bushing : Yuvarsal burç. Her yöne devinime olanak veren yuvarsal destek parçası.

İngilizce Spherical angle Türkçe anlamı, Spherical angle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spherical angle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Acceleration due to gravity : Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme. Yerçekimi ivmesi.

Albedo : Beyazlık derecesi. Aklık derecesi. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Aklık dercesi. Aklık. Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi (astronomi terimi).

Accidental error : İstemeyerek yapılan hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Tesadüfi hata. Rastlantısal hata. Rasgele yanılgı. Rasgele hata. Arızi hata.

Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Aerolite : Havataşı. Göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit veya meteor taşı. Meteorit. Taşımsı göktaşı. Aerolit.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Accuracy : İncelik. Doğruluk. Hassasiyet. Sağıllık. Tamlık. Kesinlik. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi.

Spherical angle synonyms : altair, absorptive power, absorption line, airglow, absolute value, almak.