Angle türkçesi Angle nedir

Angle ile ilgili cümleler

English: A triangle has three angles, and a hexagon has six angles.
Turkish: Bir üçgenin üç açısı ve altıgenin altı açısı vardır.

English: One parsec is the distance at which one astronomical unit subtends an angle of one arcsecond.
Turkish: Bir parsek bir astronomik birimin bir arksaniyelik bir dereceye karşılık geldiği mesafedir.

English: The Earth is tilted at an angle of 23.4 degrees.
Turkish: Dünya 23.4 derecelik bir açıyla eğilimlidir.

English: The angle would be too narrow.
Turkish: Açı çok dar olurdu.

English: The phases of the Moon result from the angle the Moon makes with the Sun as viewed from Earth.
Turkish: Ayın evreleri Dünyadan bakıldığında Ayın güneşle yaptığı açıdan kaynaklanabilir.

Angle ingilizcede ne demek, Angle nerede nasıl kullanılır?

Angle arm : Dirsekli kol.

Angle bar : Şeklinde köşebent.

Angle bead : Köşelik. Köşe metali. Köşe çıtası. Köşe çubuğu.

Angle bisection : Açıortay. Açıyı yarıya ayıran çizgi.

Angle bisector : Açıortay.

Angle bisector theorem : Açıortay teoremi. Açıortay savı.

 

Angle iron : L demiri. İki parçayı bağlamak için kullanılan bir açıdaki metal bağ parçası. Köşebent demir. Le demiri. L biçimli demir. Açılı bağlama. Bağlantı gönyesi. Köşebent. Köşebent demiri.

Angle brace : Göğüsleme. Çapraz takviye. Çapraz destek.

Angle gauge : Açı ölçer.

Angle brick : Köşe tuğlası.

İngilizce Angle Türkçe anlamı, Angle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Angle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exterior angle : Dış açı. Bir geometrik şelkin dış tarafındaki açı. Dışaçı.

Az : Azot veya azot grubu kimyasal bileşenleri adlarını oluşturmak için kullanılan önek (azo- çeşidi).

Bastardizes : Dejenere etmek. Alçalmak. Değerini düşürmek. Yozlaşmak. Lekelemek. Lekelenmek. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Kötüleştirmek.

Bevellers : Pah. Pahlayan alet. Eğim vermek. Eğimli hale alet. Eğim. Eğmek. Şev vermek. Şev hale getiren alet. Oynar kollu gönye.

Garble : Değiştirmek. Bozmak. Tahrif. Yanlış bir şekilde nakletmek. Üzerinde oynama yapmak. Yanlış bir şekilde anlatmak. Tahrif etmek. Bozma.

Angle of reflection : Parlak bir yüzeyden yansıyan ışınla yüzeyin dikmesi arasında kalan ve geliş açısına eşit olan açı. Yansıma açısı.

Township : Kaza. Nahiye. Kasabalı. İlçe.

Trawl : Kayık arkasından çekilen çok çengelli olta. Ağla balık tutmak. Trol ile denizin dibini taramak. Tarak ağı. Taraklı balık ağı. Ağ. Tarak ağıyla balık tutmak. Trol. Trol avcılığı yapmak.

External angle : Dış açı.

Vill : Küçük kırsal yerleşim alanı. Nahiye. Kaza. Köy. Kasaba. İngiltere'de yönetim bölgelerine karar vermiş olan eski bir mülki bölüm.

 

Angle synonyms : internal angle, incidence angle, locomote, inclination of an orbit, extinction angle, magnetic inclination, helix angle, wave angle, standpoints, crinkling, vantage point, jerrymander, angle of inclination, angle of view, trawled, district, face angle, view angle, garbles, move, subdistricts, crimping, nook, bends, salient angle, distort, angle of extinction, crimps, crisp, trawls, attitude, outlooks, solid angle.

Angle zıt anlamlı kelimeler, Angle kelime anlamı

Right angle : Dik açı. Doğru açı. Sağ açı.

Oblique angle : Dik açı olmayan herhangi bir açı. Yatık açı. Eğik açı. 90 derecelik açı olmayan açı.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Angle antonyms : reentrant angle.

Angle ingilizce tanımı, definition of Angle

Angle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A nook. To allure. The inclosed space near the point where two lines meet. To try to gain by some insinuating artifice. To fish with an angle (fishhook), or with hook and line. A corner.