Çarpıtmak nedir, Çarpıtmak ne demek

  • Çarpık duruma getirmek.
  • Yanlışa ve kötü duruma götürmek
  • Gerçek anlamından saptırmak.

"Çarpıtmak" ile ilgili cümleler

  • "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur." - R. N. Güntekin
  • "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır" - T. Oflazoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Eğmek.

Çarpıtmak anlamı, kısaca tanımı:

Çarpıtma : Çarpıtmak işi.

Çarpı : Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur. Kaba sıva, çarpma sıva.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir makama atamak veya seçmek. Sağlamak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İletmek, bildirmek. İleri sürmek.

Yanlı : Yandaş.

Götürmek : Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Bir sonuca vardırmak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.

 

Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yapay olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Gerçeklik.

Saptırmak : Sapma işini yaptırmak.

Çarpık : Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Kötü.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Aşırı, çok. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Korku, endişe veren.

Diğer dillerde Çarpıtmak anlamı nedir?

İngilizce'de Çarpıtmak ne demek? : v. distort, make crooked, make awry, twist, torture, wrench, angle, color, colour [Brit.], contort, garble, pervert, skew, slant, strain, warp, wrest, wring

Fransızca'da Çarpıtmak : fausser, gauchir, tourner

Almanca'da Çarpıtmak : v. verzerren, verziehen

Rusça'da Çarpıtmak : v. скашивать, уродовать, передергивать, скосить, изуродовать, передернуть