Spiculate türkçesi Spiculate nedir

  • Sivri uçlu şey.
  • İğneye benzeyen şey.
  • Diken gibi şey.

Spiculate ingilizcede ne demek, Spiculate nerede nasıl kullanılır?

Spicula : Diken gibi şey. İğneye benzer küçük şey. Spikul.

Spicular : Sivri uçlu. İğne gibi. İğne biçiminde. Diken gibi.

Spicule : İğne. İğne gibi sivri şey. Diken. Spikul. Spikül. İğne gibi şey.

Spicules : Erkek nematodlarda bulunan çiftleşmede rol oynayan karakteristik yapı. birçok nematod da biçimi ve büyüklüğü birbirinden farklı iki spikül bulunurken, kimilerinde yalnızca bir adet bulunmaktadır. Diken. Spikül. İğne gibi şey. Spikul. İğne. Spikülümler.

Spiculum : Spikul. Diken gibi şey. İğneye benzer küçük şey.

Inconspicuous : Farkedilmez. Önemsiz. Göze çarpmayan. Farkedilmeyen.

Conspicuously : Belli olarak. Dikkat çekici bir şekilde. Dikkat çekici biçimde. Bariz. Çarpıcı bir biçimde.

Conspicuity : Göze çarpma. Barizlik. Ortada olma.

Be conspicuous : Göze çarpmak.

Conspicuousness : Dikkat çekme. Dikkati çekme. Ortada olma. Dikkat çekicilik. Göze çarpma. Barizlik.

İngilizce Spiculate Türkçe anlamı, Spiculate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spiculate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Innervate : Sinirlerini kuvvetlendirmek. Sinir sistemine bağlamak. Cesaretlendirmek. Sinir jüyesine bağlamak. Canlandırmak. Sinirle donatmak.

 

Guess : Keşfetmek. Tahmin etmek. Sanmak. Oranlamak. Varsayımda bulunmak. İçine doğmak. Tahminde bulunmak. Düşünmek. Sezmek. Tahmin.

Quicken : Canlanmak. Hızlandırmak. Hızlanmak. Neşelenmek. Uyandırmak. Dirilmek. Hayat bulmak. Hız kazandırmak. Hareketlendirmek. Çabuklaştırmak.

Hazard : Tehlike. Cesaret etmek. Riske sokmak. Tehlikeye atmak. Risk. Şansa bırakmak. Riske girmek. Tehlikeye maruz kalmak. Rastlanı. Afet.

Touch on : -e değinmek. -e dokunmak. (konuya) değinmek. Değinmek. Bahsetmek. Konuya değinmek. -e temas etmek.

Spicula : Spikul. İğneye benzer küçük şey.

Impact : Vurma. Güçlü etki. Vuruşma. Darbe. Etkileme. Pekiştirmek. Çarpışma. Çarpma. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Etki.

Affect : Tesir etmek. Numarası yapmak. Gibi davranmak. Üzmek. Bozmak. Duyguları etkilemek. Yaşamak ( de). Etkilemek. Poz yapmak. Sevmek.

Pretend : Gelmek. İddiada bulunmak. -miş gibi davranmak. Olmak. Gibi yapmak. (yalandan) -miş gibi yapmak. Numarası yapmak. Yapar gibi görünmek. Rol kesmek. Yalandan yapmak.

Invigorate : Canlılık kazandırmak. Güçlendirmek. Canlandırmak. Hayat bulmak. Dinçleştirmek. Kuvvetlendirmek. Yaşam bulmak.

Spiculate synonyms : spiculum, irritate, touch, say, venture, bear upon, suppose, bear on, reason, excite.

Spiculate zıt anlamlı kelimeler, Spiculate kelime anlamı

Stifle : Zaptetmek. Tıkanmak. Soluk almasını engellemek. Tutmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Boğulmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Bastırmak. Boğmak. Gelişmesini engellemek.

Dissuade : Cesaret kırmak. Aklını çelmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Çelmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirmek. Caydırmak.

Spiculate ingilizce tanımı, definition of Spiculate

Spiculate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sharpen to a point. Covered with, or having, spicules.