Guess türkçesi Guess nedir

Guess ile ilgili cümleler

English: Ali tried to guess how much Mary weighed.
Turkish: Ali Mary'nin kaç kilo geldiğini tahmin etmeye çalıştı.

English: "This is enough, isn't it?" "Yeah, I guess so."
Turkish: "Bu yeterli, değil mi?" "Evet, sanırım öyle."

English: "You will never guess who I met in the city today!" "Maria?" "What? How do you know that?"
Turkish: "Bugün şehirde kiminle karşılaştığımı asla tahmin edemeyeceksin." "Maria mı?" "Ne? Bunu nasıl biliyorsun?"

English: "I guess it's too late now." "No, Tom. It's never too late!"
Turkish: "Sanırım artık çok geç." "Hayır, Tom. Asla çok geç değildir!"

English: Ali tried to guess Mary's weight.
Turkish: Ali Mary'nin kilosunu tahmin etmeye çalıştı.

Guess ingilizcede ne demek, Guess nerede nasıl kullanılır?

A wild guess : Kaba tahmin. Kaba bir tahmin.

At a guess : Tahminen. Aşağı yukarı.

By guess : Şans işi. Oranlama olarak.

Hazard a guess : Kafadan atmak. Tahminde bulunmak. Tahmin etmek.

Second guess : Bir olaylar veya sonuçlar dizesini veya bir insanın ne yapacağını tahmin etmek. İkinci tahmin. Bir faaliyeti takiben eleştirmek.

Guesser : Tahminci. Varsayımda bulunan kimse. Kestiren kimse. Tahmin eden kimse.

 

Guesses : Zannetmek. İçine doğmak. Varsayımda bulunmak. Tahmin etmek. Tahminde bulunmak. Sezmek.

Wild guess : Karanlıkta ateş etme. Uçarı tahmin. Kaba tahmin.

Guessingly : Tahmini olarak.

Guessable : Varsayım ile ulaşılabilir. Tahmin edilebilir. Tahmin olunabilir. Kestirilebilir.

İngilizce Guess Türkçe anlamı, Guess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prognosticates : Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. İşaret etmek (gelecek hakkında bir şeye). Belirtisi olmak. Prognostikat. Tahmininde bulunmak (gelecekte bir şey olacağı).

Be sensible of : Farkına varmak.

Promise : Benzemek ( ceğe). Temin etmek. Belirli bir duruma işaret etmek. Vaat etmek. Beklenti. Umut vermek. Söz vermek. Umutlu olmak. Taahhüt etmek. Vaat.

Opine : Farzetmek. Belirtmek. Varsaymak. Görüş belirtmek. Dile getirmek. Düşüncelerini belirtmek. Fikir yürütmek. Fikrini söylemek.

Call : Adlandırılmak. Telefonda konuşmak. Çağırmak. Ziyaret etmek. Davet etmek. Demek. Telefon etmek. Farzetmek. Uyandırmak. Lakap takmak.

Approximation : -e yakın olma. Uyumlulaştırma. Yakınlaştırma. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. Yaklaşıklık. Yaklaştırma. Yaklaşım. Kararlama. Benzerlik.

Antedates : Erkene almak. Önce gelmek. Erken tarihe almak. Bir senede geçmiş tarih atmak. Erken bir tarihe almak. Geçmiş tarih atmak. Eski tarih atmak. Eski tarih koymak. Geçmiş tarih atmak (faturaya vb).

Foreboded : Önceden haber vermek. Önceden sezmek. Belirtisi olmak. Önsezi. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).

 

Bethink : Hatırlamak. Kafa yormak. Anımsamak. Üzerinde düşünmek. Göz önünde bulundurmak.

Guess synonyms : guesses, approximate, hypothesize, prognosticating, cerebrating, reckon, calculate upon, deem, fancies, hypothesise, foretell, divining, calculates, venture, conjecturing, pretend, approximations, fancy, approximates, hypothesizing, expect, conjectures, dig out, guessed, detects, divine, appraisal, cipher out, descrying, approximated, forebode, deemed, chew.

Guess ingilizce tanımı, definition of Guess

Guess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An opinion as to anything, formed without sufficient or decisive evidence or grounds. A surmise. A conjecture. To conjecture. To judge of at random. An attempt to hit upon the truth by a random judgment. To conjecture. To make a guess or random judgment. With at, about, etc. To form an opinion concerning, without knowledge or means of knowledge.