Spinal foramen türkçesi Spinal foramen nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Omurların ortasında bulunan ve içinden omuriliğin geçtiği omurilik merkez kanalını oluşturan delik.
  • Omur deliği.

Spinal foramen ingilizcede ne demek, Spinal foramen nerede nasıl kullanılır?

Spinal : Omura ilişkin. Belkemiğiyle ilgili. Belkemiği. Belkemiğine ait. Omurgaya ilişkin.

Foramen : Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi bir açıklık. foramen. Boşluk. Ağız. Geçit. Foramen. Çatlak. Gözenek. Açıklık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Delik.

Spinal analgesia : Spinal analjezi.

Spinal anesthesia : Spinal anestezi. Omurilik anestezisi. Bölgesel anestezik çözeltisinin, beyin-omurilik sıvısı içine verilmesiyle elde edilen anestezi. Omurilik uyuşması. İlik uyuşturucusu.

Spinal canal : Omurilik merkez kanalı. Omurganın ortasından geçen ve içinde omurilik uzanan kanal. ependim kanalı. Omurga arnası.

Spinal coloumn : Belkemiği. Omurga.

İngilizce Spinal foramen Türkçe anlamı, Spinal foramen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spinal foramen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Spinal foramen synonyms : vertebral foramen, foramen vertebrale, a cell, a cells, a chromosome, aardvarks, aardvark, abiotic environment, abductor muscle.