Splendour türkçesi Splendour nedir

Splendour ingilizcede ne demek, Splendour nerede nasıl kullanılır?

Splendours : Tantana. Parlaklık. Görkem. Debdebe. Pırıltı. Saltanat. Nur. İhtişam. Şaşaa.

Splendor : Görkem. Tantana. İhtişam. Saltanat. Debdebe. Nur. Pırıltı. Bkz.splendour. Şaşaa. Parlaklık.

Splendore hoeppli : Botriyomikozis, şistozomiyazis ve misetomda mantar etkenlerinin veya yumurtalarının çevresini saran, antijen-antikor bileşiğinden oluşan bir örnek, biçimsiz ve eozinonfilik kitle. Splendore-hoeppli materyali. Splendore-hoeppli reaksiyonu. Botriyomikoziste, şistozomiyaziste veya misetom olgularında, etkenlerin çevresinde oluşan antijen-antikor etkileşmesi.

Splendorous : Parıltılı. Işıldayan. Muhteşem. Görkemli. Çok iyi. Müthiş. Işıl ışıl. Harika.

Splendors : Nur. Pırıltı. Şaşaa. Parlaklık. İhtişam. Saltanat. Debdebe. Tantana. Görkem.

Resplendently : Müthiş bir şekilde. Muhteşem bir şekilde. Harika bir şekilde. Göz alıcı bir şekilde. Çok iyi bir şekilde.

Splendidly : Görkemli bir şekilde. Müthiş bir şekilde. Görkemli. Muhteşem bir şekilde. Harika bir şekilde. Çok iyi bir şekilde.

Splendiferous : Müthiş. Acayip. Mükemmel. Görkemli. Göz alıcı. Göz kamaştıran.

 

Transplendency : Göz alıcılık. Parlaklık.

In all its splendor : Tüm görkemiyle. Tüm ihtişamıyla. Tüm değeriyle. Tüm önemiyle.

İngilizce Splendour Türkçe anlamı, Splendour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splendour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Regalities : Hükümdarlık.

Regencies : Naiblik süresi. Niyabet. Vekillik. Kral naipliği. Hükümdarlık. Naiplik. Krallık.

Nimbus : Bir kimse veya şeyin etrafnı saran parlak şöhret bulutu. Yeryüzüne en yakın, yağmur damlalarından oluşan alçak bulutlar ve bunların ara türlerine verilen ad. bk. bulut. Işık halkası. Yağmur bulutu. Ayla. Nimbüs. Hale. Karabulut.

Ados : Patırtı. Telaş. İnsanı yoran hazırlıklar. Gürültü. Koşuşmalar. Gürültü patırtı.

Flamboyance : Abartılı konuşma. Göz kamaştırıcılık. Alev gibi parlama. Süs. Fantezi.

Grandeurs : Soyluluk. Lüks. Heybet. Güzellik. Kibarlık. Büyüklük. Haşmet.

Fanfares : Nefesli çalgıların hep birlikte çaldığı parça. Tören borusu. Giriş müziği. Fanfar. Trampet temposu.

Pomp : Haşmet. Gösteriş. Büyük resmi seremoni. Cafcaf. Gösteri. Alayiş. Şan.

Priding : Özsaygı. Onur. Haysiyet. Gurur duymak. Ağalık. Tüylerini kabartmak (kuş). Övünmek. Kendini beğenmişlik. Gurur.

Splendour synonyms : array, splendours, sheened, pompousness, prided, splendors, glisten, brilliance, pomposity, elegancy, pageants, coruscations, glint, ado, brightness, grandness, coruscation, radiances, effulgence, scrumptiousness, prides, bravery, iridescent, augustness, fanfare, grandeur, effulgences, pride, lusters, kingdom, eclat, brillancy, hooplas.

Splendour zıt anlamlı kelimeler, Splendour kelime anlamı

Inelegance : Kabalık. İnce olmama. Çirkinlik. Zarafetsizlik. Terbiyesizlik.

Dullness : Ağırlık. Asamiyet. İdraksizlik. Can sıkıntısı. Can sıkıntıs. Ahmaklık. Mutlak matite. Sıkıntı. Kesat. Durgunluk.