Sprits türkçesi Sprits nedir

  • Seren.
  • Açevele.
  • Açavele gönder.

Sprits ingilizcede ne demek, Sprits nerede nasıl kullanılır?

Spritsail : Yan yelken.

Bowsprits : Cıvadra. Cıvadra (gemi önündeki kılavuz). Bir geminin önüne dikilen direk. Gemi önündeki kılavuz.

Bow sprit : Cıdavra (gemi).

Sprit : Filiz. Tomurcuk. Açevele. Açavele gönder. Seren.

Sprite : Cin. Hayalet. Tayf. Peri. Bağımsız görüntü. Şakacı cin.

Esprit : Can. Ruh. Neşe.

Spritz : Sıvı fışkırtmak. (spreyle bir sıvıyı) püskürtmek. Püskürtmek.

Water sprite : Su perisi.

Bel esprit : Şakacı. Şakacı kimse. Şakacı veya esprili kimse. Esprili kimse.

Boltsprit : Civadra.

İngilizce Sprits Türkçe anlamı, Sprits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sprits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flavor : Lezzet vermek. Koku. Lezzetlendirmek. Bkz.flavour. Çeşni vermek. Tad. Tat vermek. Tat. Lezzet. Çeşni.

Flavour : Tatlandırmak. Bir yiyeceğe tat vermek için (bir şey) katmak. Çeşni. Çeşni vermek. Lezzet vermek. Lezzet katmak. Tat vermek. Tat. Lezzetlendirmek. Lezzet.

Hierarchy : Aşama sırası. Sıradüzeni. Sıradüzen. Basamaklar düzeni. Sıra düzen. Alt-üst ilişkisi içindeki çeşitli aşamaları içeren bir yapı ya da oluşum. Mertebeler silsilesi. Aşama düzeni. Hiyerarşi.

 

Jib : İnatla geri geri gitmek. Bumba. Gerilemek. Flok yelkeni. Diretmek. Ayak diremek. Dayatmak. İstememek. Direnmek. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu.

Tone : Sesin yeğinliği, yüksekliği ve anlatım nitelikleri. Güç. Vücudu güçlendirmek. Ses. Hava vermek. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Yumuşatmak. Renklendirme. Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yükselip alçalma farklarından kaynaklanan perdelenme olayı, ses perdelenmesi; hecenin tiz veya pes söylenişi: || — bu? «bu mu?» (yükselen ton) — bu. «evet bu» (alçalan ton) — sorularımıza cevap verecek misin? (yükselen ton) — sorularımızı dinledi ve gitti (alçalan ton) gibi. Tonunu ayarlamak.

Nexus : Bağlantı çekidi. Rabıta. İrtibat. Çatkı. Bağlantı noktası. Bağ.

Doorpost : Kapı dikmesi. Kapı süvesi. Söve.

Ordering : Düzenleme. Düzenleşim. Sıralama. Sipariş. Ismarlama. Tavlama. Buyurma. Sipariş etme. Hükmetme. Satın almak için resmi talepte bulunma.

Rash : Silsile. Atılgan. Gözükara. Atak. İsilik. Döküntü. Tedbirsiz. Kızarıklık. Sabırsız. İhtiyatsız.

Cycle : Siklus. Bisikletle gitmek. Devir. Motosiklet. Pedal çevirmek. Aşama. Çevrim. Zaman. Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. Devreden geçirmek.

 

Sprits synonyms : lanthanide series, electromotive series, electrochemical series, stations of the cross, patterned advance, helium group, masts, jibbed, ordination, masting, doorposts, stations, jibbing, atmosphere, blizzard, feeling, hollywood, line, train, zeitgeist, wave train, ambiance, chain, feel, string, yards, spar, electromotive force series, course, progression, look, smell, jibs.

Sprits zıt anlamlı kelimeler, Sprits kelime anlamı

Autumnal equinox : Sonbahar ekinoksu. Sonbahar çekidi. Sonbahar noktası. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Güz ılımı.

Cowardice : Çekingenlik. Korkaklık. Namertlik. Alçaklık. Ödleklik. Cesaretsizlik.

Courage : Mürüvvet. Cesurluk. Babayiğitlik. Erkeklik. Yiğitlik. Cesaret. Medeni cesaret. Erlik. Yürek. Cüret.