Spumier türkçesi Spumier nedir

Spumier ingilizcede ne demek, Spumier nerede nasıl kullanılır?

Spuming : Maden cürufu. Suyun üzerinde yüzen pislik tabakası. Alçak. Köpüğünü almak. Kötü insanlar. Kir tabakası. Köpüklenmek. Köpük (kaynayan veya mayalanan sıvının yüzeyinde oluşan). Köpük. Köpük bağlamak.

Spumante : Beyaz bir italyan şarabı türü.

Spume : Köpük.

Spumes : Köpük.

Spumescence : Köpüklü.

Spumoni : Meyve ve ceviz parçacıkları içeren italyan dondurması.

Spumous : Köpükle kaplı. Köpüksü. Köpüklü. Spumöz.

Spumy : Köpüklü.

Spud wrench : Çift ağız anahtarı. Somunların sökülüp takılmasında kullanılan iki ağızlı, ayarlanabilir anahtar.

Spumescent : Köpüklü. Köpükleri olan. Köpük gibi. Köpüğü olan.

İngilizce Spumier Türkçe anlamı, Spumier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spumier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canicule : Bahar günleri. Temmuz ve eylül arasındaki sıcak günler dönemi (temmuz ve ağustos'un köpek günleri). Yılın en sıcak günleri.

Midsummer : Yaz ortası. Yazın ortası. Yaz dönümü.

Canicular days : Bahar günleri. Yılın en sıcak günleri.

Spumous : Spumöz. Köpükle kaplı.

Foamlike : Süngere benzer. Süngerimsi.

 

Bubblier : Şen şakrak. Kabarcık çıkaran. Kabarcıklı. Şampanya.

Beadiest : Boncuk gibi. Yuvarlak ve parlak. Kabarcıklı. Boncuklu.

Foamiest : Köpüren. Köpüğe benzeyen.

Frothier : Köpükle kaplı. Boş. Saçma. Üstü köpükçüklerle kaplı.

Effervescent : Coşkun. Efervesan. Köpüren. Kabaran. Galeyana gelmiş. Enerjik. Kabartan.

Spumier synonyms : june 21, foamier, summertime, bubbly, summer solstice, time of year, fizziest, dog days, bubbliest, beadier, fizzy, pop, frothiest, fizzier, barmy, foamy, season.

Spumier zıt anlamlı kelimeler, Spumier kelime anlamı

Winter solstice : Kış dönencesi. Günberi. Kış gündönümü. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Bk. gündönümü. Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar.

Estivate : Yaz uykusuna yatmak. Yaz uykusu yapmak. Yaz uykusu yapan. Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate). Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz mevsimini geçirmek.

Wake : Canlandırmak. Harekete geçirmek. Sabahlama. Gemi izi. Canlanmak. Dümen rüzgarı. Sabahlamak. Rüzgar çıkması. Ölüyü bekleme. Geminin suda bıraktığı iz.

Spumier antonyms : be active, hibernate, aestivate.