Squeaking türkçesi Squeaking nedir

Squeaking ile ilgili cümleler

English: What I can't bear is the sound of chalk squeaking on a chalkboard.
Turkish: Dayanamadığım şey, kara tahtada gıcırdayan tebeşirin sesidir.

English: The squeaking of the door gets on my nerves.
Turkish: Kapının gıcırdaması sinirimi bozuyor.

Squeaking ingilizcede ne demek, Squeaking nerede nasıl kullanılır?

Squeakier : Cızırtılı. Tiz sesli. Gıcırtılı.

Squeakiest : Tiz sesli. Gıcırtılı. Cızırtılı.

Squeak through : Kıl payı farkla kazanmak veya atlatmak.

Bubble and squeak : Patates. Lahana ve etli yemek.

Have a close squeak : Güçbela kurtulmak. Kıl payı kurtulmak.

Squeaker : Bilgisayar oyununda kullanılan tiz çocuk sesi. (cik cik öten) yavru kuş. Gıcırdayan. Kıl payı elde edilmiş. Kuş yavrusu. Cırlayan.

Squeaks : Ciyaklamak. Gıcırtı. Cik sesi (farenin çıkardığı). Gıcırdatmak. Cırlamak. Gıcırdamak. Cırlatmak. Tiz sesle bağırmak. Cik cik ötmek (fare). Cırlama.

Pipsqueak : Zayıf ve güçsüz tip. Kendini bir şey sanan önemsiz tip. Küçük adam.

Have a narrow squeak : Güçbela kurtulmak. Kıl payı kurtulmak.

The brake squeaks : Fren gıcırdıyor. Frenler ciyaklıyor. Fren sesi. Fren yüksek perdeden ses çıkarıyor.

 

İngilizce Squeaking Türkçe anlamı, Squeaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squeaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oinking : Domuz gibi homurdanmak. Domuz gibi ses çıkarmak. Domuz sesi.

Squall : Bora. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Cıyak cıyak bağırmak. Ani ve şiddetli rüzgar. Feryat etmek. Yaygara koparmak. Ciyak ciyak bağırmak. Cıyaklamak. Fırtına çıkmak. Fırtına patlamak.

Clacking : Laklak etmek (argo terim). Çatlamak. Çatırdamak. Gevezelik etmek. Tıkırdamak.

Chattered : Çenesi durmamak. Cır cır ötmek. Konuşup durmak. Gevezelik yapmak. Çene çalmak. Gıcırdatmak. Dişleri birbirine vurmak. Çatırdamak (dişler). Laklak etmek (argo terim).

Squeaks : Gıcırtı. Cırlatmak. Cırlama. Cik cik ötmek (fare). Gıcırdatmak. Cik sesi (farenin çıkardığı).

Screaky : Gıcırtılı.

Squalling : Fırtına çıkmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Fırtına patlamak. Cıyaklamak. Cıyak cıyak bağırmak. Ciyak ciyak bağırmak. Yaygara koparmak. Feryat etmek. Ani ve şiddetli rüzgar.

Squawk : Ciyaklama. Şikayet etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şikayet. Caz yapmak. Sarıcıya eklenerek elle çalıştırılan, ses kuşağı üzerindeki çalışmaları kolaylaştıran, yalınç bir okuma kafasından oluşan okuma bölümü. Cıyak cıyak bağırmak. Okutaç. Viyaklama.

Blare : Yüksek ve istenmeyen ses. Yüksek sesle çalmak. Rahatsız edici ses. Zırıltı. Cızırtı. Söylemek. Borununkine benzer ses. Herkese ilan etmek. Ötmek.

Screech : Ani eğleç sesi. Cayırdatmak. Gıcırtı. Keskin çığlık. Çığlık. Acı çığlık koparmak. Feryat. Çığlık atmak.

 

Squeaking synonyms : yelped, babbles, screeches, creaking, high, chirp, screak, creakier, oink, gnashes, squawking, scratchier, squeakers, chirped, yelps, squalls, oinks, yelp, squeak, chatter, squalled, grating, creakiest, scratchy, creaky, squealing, creak, gnashed, creaked, squeaky, creaks, chatters, jangling.

Squeaking zıt anlamlı kelimeler, Squeaking kelime anlamı

Low : Ucuz. Böğürme. Böğürmek (inek veya öküz). Böğürmek. Yıkmak. (ses) yavaş. Alçak. Düşük. (inek) böğürmek.