Blare türkçesi Blare nedir

  • Yüksek ses.
  • Bangır bangır çalmak.
  • Boru sesi çıkartmak.
  • Herkese ilan etmek.
  • Bağırmak.
  • Cırlamak.
  • Yüksek ve istenmeyen ses.
  • Zırıltı.
  • Borununkine benzer ses.
  • Söylemek.
  • Ötmek.
  • Cızırtı.
  • Boru sesi çıkarmak.
  • Boru gibi ses çıkarmak.
  • Rahatsız edici ses.
  • Yüksek sesle çalmak.

Blare ingilizcede ne demek, Blare nerede nasıl kullanılır?

Blare out : Haykırmak.

Blared : Bangır bangır çalmak. Boru sesi çıkartmak. Boru sesi çıkarmak. Yüksek ses. Herkese ilan etmek. Borununkine benzer ses. Yüksek sesle çalmak. Yüksek ve istenmeyen ses. Söylemek. Boru gibi ses çıkarmak.

Blares : Bangır bangır çalmak. Söylemek. Herkese ilan etmek. Boru sesi çıkartmak. Yüksek ve istenmeyen ses. Yüksek ses. Boru sesi çıkarmak. Yüksek sesle çalmak. Borununkine benzer ses. Boru gibi ses çıkarmak.

Blaring : Boru sesi çıkarmak. Bangır bangır çalmak. Yüksek sesle çalmak. Yüksek ve tiz ses.

Blarney : Yağ çekmek. Piyaz. Yaltaklanmak. Övme. Yağ. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Dil dökme. Yağ çekme. Pohpohlama.

Blab out : Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak.

Blarneys : Yaltaklanma. Yaltaklanmak. Övme. Yağ. Yağ çekme. Yağ çekmek. Dalkavukluk. Dil dökme. Yağcılık. Piyaz.

Blabber : Kafa ütülemek. Çok aptalca konuşmak. Boşboğaz kimse. Muhbir. Gevezelik etmek. Ağzında laf tutamamak. İspiyon.

 

Blabbed : Boşboğaz. Sır vermek. Boşboğazlılık. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Geveze. İspiyonlamak. Çenesi düşük. Boşboğazlık etmek. Açığa vurmak.

Blarneying : Yağ çekme. Dalkavukluk. Piyaz. Yağcılık. Dil dökme. Yaltaklanma. Yağ. Yağ çekmek. Övme. Yaltaklanmak.

İngilizce Blare Türkçe anlamı, Blare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chirped : Cırıldamak. Neşe. Cırıldama. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Cırıltı. Cıvıldamak. Cıvıltı.

Hooped : Kasnaklı. Potaya atmak. Çığlık atmak. Öksürmek (boğmaca). Çembere sokmak. Çembere almak. Çember takmak. Çemberli.

Cop out : Lafı dolaştırmak. Sözünden caymak. Kaçamak yapmak. Yan çizmek. Sorumluluktan kaçmak. Bahane. Kaypaklık etmek. Suçunu itiraf etmek. Oyuna gelmek.

Barked : Çığırtkanlık yapmak. Sıyırmak. Kabuğunu soymak. Havlamak. Soymak. Öksürmek.

Bark : Gemi. Havlama. Havlamak. Ağaç kabuğu. Kabuk. Öksürmek. Derisini yüzmek. Yelkenli üç direkli gemi. Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad.

Squalled : Cıyak cıyak bağırmak. Ani ve şiddetli rüzgar. Fırtına çıkmak. Yaygara koparmak. Fırtına patlamak. Cıyaklamak. Feryat etmek. Ciyak ciyak bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak.

Aired : Havadar. Havalandırmak. Açılmak. Ortaya dökmek. Kurutmak. Havalandırılmış. Güneşe sermek.

Acclaim : İlan etmek (alkışlarla). Alkışlamak. Övme. Alkışlarla karşılamak. Beğeni. Açık oyalamada lehte oy verme. Tezahüratla ilan etmek. Alkışlarla ilan etmek. Bağırarak bir şeyi ilan etmek.

 

Blare synonyms : blares, bark at, make noise, bawled, blaring, bellowing, whirred, resound, apprises, sizzles, air, blast, bawls, croakiness, thingumabob, whirr, allege, blubbered, articulate, squall, blubbering, cross talk, whine, acclaims, apprizes, clapping, whining, affirm, noise, thingumajig, whirrs, screak, clamor.

Blare ingilizce tanımı, definition of Blare

Blare kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To proclaim loudly. A roar or bellowing. The harsh noise of a trumpet. A loud and somewhat harsh noise, like the blast of a trumpet. To sound loudly and somewhat harshly. To cause to sound like the blare of a trumpet.