Stainless türkçesi Stainless nedir

Stainless ile ilgili cümleler

English: Ali filled his stainless steel coffee mug with coffee.
Turkish: Ali paslanmaz çelik kahve kupasını kahveyle doldurdu.

English: This steel is stainless.
Turkish: Bu çelik paslanmaz.

Stainless ingilizcede ne demek, Stainless nerede nasıl kullanılır?

Stainless iron : Paslanmaz demir.

Stainless steel : Paslanmaz çelik.

Stainless steel plate : Paslanmaz çelik levha.

Stainless steel plating : Paslanmaz çelik kaplama.

Stainless steel sheet : Paslanmaz çelik sac.

Stain remover : Leke çıkarıcısı. Leke sökücü. Leke çözücü. Leke çıkarıcı madde. Kir temizleyen. Kir çıkaran. Leke giderici. Leke çıkarıcı. Sadece su kullanılarak çıkmayacak lekeleri çıkaran özel bir kimyasal madde.

Acid fuchsin stain : Aksonların ortaya konmasında kullanılan, asit fuksin ve sulandırılmış hidroklorik asit içeren bir çeşit boya. Asit fuksin boyası.

Stainlessly : Lekesizce. Kusursuz bir şekilde. Lekesiz bir şekilde.

Can you get this stain out : Bu lekeyi çıkartabilir misiniz.

This stain is blood : Bu kan lekesi.

İngilizce Stainless Türkçe anlamı, Stainless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stainless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Purer : Katıksız. Safkan. Teorik. Sade. Saf. Sırf. Katışıksız. Kuramsal. Daha saf. Katkısız.

Immaculate : Saf. Sağlam. Tam. Hatası veya kusuru olmayan. Pirüpak. Yepyeni.

Purest : Katıksız. Namuslu. Sade. Sırf. Kuramsal. Katkısız. Teorik. Arı. En saf.

Brilliant : Muhteşem. Şaşaalı. Görkemli. Işıl ışıl. Dahice. Keskin zekalı. Üç puntoluk harf. Parlak. Zeki.

Spick and span : Gıcır gıcır. İki dirhem bir çekirdek. Yepyeni. Taptaze. Çok şık.

Flawless : Defosuz. Mükemmel. Özürsüz.

Brilliants : Göz alıcı. Parlak. Muhteşem. Dahice. Parlak zekalı. Pırlanta. Üç puntoluk harf. Nefis. Şaşaalı.

Blameless : Sütten çıkma ak kaşık. Açık alın. Kabahatsiz. Suçsuz. Masum. Alnı açık.

Taintless : Saf. İzsiz.

Stainless synonyms : unmutilated, spotlessly clean, clarioned, definitive, incorrupt, accomplished, gleaming, bioclean, pure, as fresh as paint, eximious, chaste, gleamy, ablaze, lily, unsullied, glistening, clean handed, spickandspan, idyllic, clarions, stainless steel, cleanly, unstained, unmarred, brand new, neat as a pin, rustproof, chastest, clarioning, aglitter, correct, snowier.

Stainless zıt anlamlı kelimeler, Stainless kelime anlamı

Blemished : Lekelenmiş. Bozmak. Lekeli. Lekelemek. Karalamak. Güzelliğini bozmak. Bozulmuş.

Stainless ingilizce tanımı, definition of Stainless

Stainless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Free from stain. Immaculate.