Stand at türkçesi Stand at nedir

  • Belirli bir derecede olmak (ısı vb).

Stand at ile ilgili cümleler

English: I did not understand at all what he said.
Turkish: Onun ne dediğini hiç anlamadım.

English: "Do you understand?" "I don't understand at all."
Turkish: “Anlıyor musun?” “Hiç anlamıyorum.”

English: Burak can speak six languages and understand at least another dozen.
Turkish: Burak altı dil konuşabilip en az diğer on ikisini de anlayabiliyor.

English: Ali didn't understand at all.
Turkish: Ali hiç anlamadı.

English: I don't understand at all.
Turkish: Hiç anlamıyorum.

Stand at ingilizcede ne demek, Stand at nerede nasıl kullanılır?

Stand : Tahammül etmek. Gitar sehpası. Bulunmak. Üstlenmek. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Ayakta durmak. İhtiyaç duymak. Statif. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.

At : Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. Üzere. E. Nezdinde. A. De. Ya. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

Stand at attention : Esas duruşta olmak. Esas duruşunu göstermek. Esas duruşunu göster. Hazırolda beklemek. Hazırolda durmak. Vaziyet almak.

Stand at ease : Rahat vaziyetinde durmak. Rahat!.

Stand at the salute : Selam durmak.

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.