Stationary states türkçesi Stationary states nedir
- Değişmeme durumu.
- Sükunet durumu.
- Durağan durumlar.
- Kimya alanında kullanılır.
- Durgunluk durumu.
- Sükunet hali.
- Durağan hal.
- Kararlılık durumu.
- Nicem kuramında, bir dizgenin toplam.erkesini oluşturan belirli erke düzeylerinin durumları.
- Durağan durum.
- Durgun durum.
Stationary states ingilizcede ne demek, Stationary states nerede nasıl kullanılır?
Stationary : Değişmeyen. İşlemeyen. Stasyoner. Olduğu gibi kalan. Muayyen. Çalışmayan (makine). Yerinde duran. Yerleşik. Özdeş yeri özdeş büyüklüğü, özdeş biçimi ya da özdeş nitelikleri olan ve bunu koruyan niceliklerin özelliği. Hareketsiz.
States : Amerika. Amerika birleşik devletleri.
Stationary bootstrap : Durağan bootstrap.
Stationary distribution : Durağan dağılım.
Stationary engine : Sabit makine. Sabit motor.
Stationary line : Durağan çizgi. Kararlı çizgi. Bir yıldızın izgesinde, başka izgelerdeki doppler kaymasını göstermeyen bir soğurum: çizgisi.
İngilizce Stationary states Türkçe anlamı, Stationary states eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stationary states ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.
Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asidin negatif parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.
Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik.
Additive : Eklenecek. Katık. Toplamsal. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplanır. Katkı. Katılacak. Ek katkı. Katkı maddesi.
Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.
Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.
Steady state equilibrium : Solow büyüme modelinde işçi başına sermayenin ve buna bağlı olarak işçi başına üretimin değişmediği durum. ekonominin başlangıçta sahip olduğu sermaye stoku ne olursa olsun uzun dönemde ulaştığı nokta. bir iktisadi modelde yer alan değişkenlerin hiçbirinin değişmediği durum.
Activated coal : Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür.
Alcohols : İspirto. İçki. Alkol. Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).
Acid salt : Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu.
Stationary states synonyms : stationary state, acier inoxydable, stable conditions, alabaster, aliphatic compounds, alcoholometry, aldehydes, aliphatic saturated compounds, steady state, immutableness, acidimetry.

Bu kısımda Stationary states kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stationary states ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stationary states anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stationary states ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.