Stationary türkçesi Stationary nedir

  • Durağan.
  • Muayyen.
  • Durgun.
  • İşlemeyen.
  • Değişmeyen.
  • Çalışmayan (makine).
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Özdeş yeri özdeş büyüklüğü, özdeş biçimi ya da özdeş nitelikleri olan ve bunu koruyan niceliklerin özelliği.
  • Stasyoner.
  • Yerinde duran.
  • Sabit.
  • Yerleşik.
  • Olduğu gibi kalan.
  • Hareketsiz.

Stationary ile ilgili cümleler

English: The population remains stationary.
Turkish: Nüfus sabit kalır.

English: These are all his stationary.
Turkish: Bunlar onun kırtasiyesi.

Stationary ingilizcede ne demek, Stationary nerede nasıl kullanılır?

Stationary bootstrap : Durağan bootstrap.

Stationary distribution : Durağan dağılım.

Stationary engine : Sabit motor. Sabit makine.

Stationary line : Bir yıldızın izgesinde, başka izgelerdeki doppler kaymasını göstermeyen bir soğurum: çizgisi. Kararlı çizgi. Durağan çizgi.

Stationary pad : Kalıcı dosya.

Stationary population : Durağan evren. Durağan yığın.

Stationary state : Durağan durum. Değişmeme durumu. Durağan hal. Durgun durum. Sük-net durumu. Sükunet durumu. Kararlılık durumu. Solow büyüme modelinde işçi başına sermayenin ve buna bağlı olarak işçi başına üretimin değişmediği durum. ekonominin başlangıçta sahip olduğu sermaye stoku ne olursa olsun uzun dönemde ulaştığı nokta. bir iktisadi modelde yer alan değişkenlerin hiçbirinin değişmediği durum. Sükunet hali.

 

Stationary solution : Kararlı.

Stationary random coefficients model : Durağan rastsal katsayılar modeli.

Stationary states : Durağan durumlar. Durağan hal. Kararlılık durumu. Sükunet durumu. Durgunluk durumu. Durgun durum. Durağan durum. Sükunet hali. Değişmeme durumu.

İngilizce Stationary Türkçe anlamı, Stationary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stationary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unswerving : Sadık. Değişmez. Sapmaz. Yolundan şaşmaz. Yolundan sapmaz. Şaşmaz.

Permanent : Permanant. Sürekli. Daimi. Perma. Baki. Temelli. Değişmez.

Certain : Belli. Ayrım. Şüphesiz. Muhakkak. Bazı. Herhangi bir. Belirlenmiş. Kimi. Falanca.

Inertial : Miskin. Durgunluğa özgü (fizik). Pasif. Hareket etmeyen. Hantal. Aktif olmayan. Atalet ile ilgili. Atalet. Tembel.

Unmoving : Devinmeyen. Kımıldamayan. Sakin. Heyecansız. Hareket etmeyen.

Inoperable : İnoperabl. İşletilemeyen. Ameliyat edilemez. Uygulanamaz. Ameliyat edilmesi mümkün olmayan. Ameliyat yapılamaz. Ameliyata elverişli olmayan. Çalıştırılamaz.

Nonmigratory : Göçmen olmayan. Göç etmeyen.

Stable : Sebatlı. Devamlı. Ahırda durmak. Ahıra koymak. Değişmez. Bitkisel yeniliğin varlığından söz edilebilmesi için gereken değişmeme, bozulmama; değişmezlik. Sürgit. Sarsılmaz. Ahıra bağlanmak.

Bovine : Sığıra ait. İnek gibi. Hissiz. Sığırla ilgili. Ağır. Uyuşuk. Büyükbaş. Hantal. Sığır gibi.

Unchanging : Dural. Değişmez.

Stationary synonyms : nonmotile, nonmoving, absorptiometer, prescriptive, inert, moveless, uniform, flattest, calm, at rest, anaemic, calmest, actionless, firm as a rock, changeless, ditch water, basally, becalmed, immobile, established, stabled, literal, absorption band, in repose, on board, acoustic absorptivity, calmer, invariable, accumulation coefficient, intrinsic, builtin, inoperative, deeprooted.

 

Stationary zıt anlamlı kelimeler, Stationary kelime anlamı

Moving : Tesirli. Duygulandırıcı. Etkili. Taşınma. Oynak. Oynama. Acıklı. Hareketli. Muharrik. Hareket eden.

Unfixed : Belirlenmemiş. Kararlaştırılmamış. Sökülmüş. Çıkarılmış. Çözülmüş.

Stationary ingilizce tanımı, definition of Stationary

Stationary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not appearing to move. One who, or that which, is stationary, as a planet when apparently it has neither progressive nor retrograde motion. Not moving. Fixed. Stable.