Stocked türkçesi Stocked nedir

Stocked ingilizcede ne demek, Stocked nerede nasıl kullanılır?

Well stocked : İyi stoklanmış.

Overstocked : Fazla doldurmak. Aşırı stoklanmış. Fazla stoklanmış. Fazla stok yapmak.

Restocked : Yeniden doldurmak. Yeniden depolamak. Eksikleri tamamlamak. Yeniden stoklamak. Stoku tamamlamak. Stoğu tamamlamak.

Understocked : Yeterli tedarikten yoksun olan. İhtiyaç duyulan miktarda stoğu olmayan.

Stocker : Basmakalıp. Spekülatör. Besi. Stok. Mevcut. İstifçi. Repertuardaki. Stokçu. Standart.

Adam stockes syndrome : Üçüncü derece atriyoventriküler kalp blokajı. Adam-stokes hastalığı.

Stock answers : Bir görüşmede görüşmecinin karşılaştığı güç soru ve tutumlara karşı hazır kalıplı yanıtları. Yığıyanıt.

Stock accountant : Mal sayışmanı. Malların ambara giriş, çıkış sayışımından ve korunmasından sorumlu olan kişi.

Stock book : Envanter defteri. Ambar defteri. Mağaza stok defteri. Stok defteri. Eşya defteri. Depo defteri. Mağaza defteri. Mal defteri. Hisse senedi defteri.

Stockers : Stokçu. İstifçi. Spekülatör.

İngilizce Stocked Türkçe anlamı, Stocked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stocked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Store up : Toplamak. Yığınak yapmak. Mağazalamak. Depo etmek. Hatırda tutmak. İstif etmek. Biriktirmek. İçine atmak.

Stockpiles : Stoklama.

Cast up : Hesap etmek. Kusmak. Toplamak. Karaya vurmak. Sahilde yıkamak. Yukarıya kaldırmak. Hesap yapmak. Hastalanmak. Yukarı atmak.

Hoard : Aklında tutmak. Stok etmek. Zulalamak. İstif etmek. Toplamak. Biriktirmek. İstif. İstiflemek.

Lay down : Dikmek (bitki). Şart koşmak. Saptamak. Koymak. Döşemek. Yatırmak. Bırakmak. Yere bırakmak. Başlamak.

Amasses : Bir araya gelmek. Toplamak. Biriktirmek. Bir araya getirmek. Top olmak.

Forestalling : Yol kesme. Önüne geçmek. Önüne geçme. Pusu kurma. Zorla durdurma. Önlemek. Önce davranmak. Engel olma. Önleme.

Accumulating : Biriktirerek. Birikmiş. Biriktirmek. Biriken. Biriktirme. Toplamak. Toplanmak. Birikmek.

Purvey : Sağlamak. Erzak sağlamak. Tedarik etmek.

Hoards : Saklamak. Aklında tutmak. Toplamak. Zulalamak. Biriktirmek. İstif etmek. İstiflemek. Stok etmek.

Stocked synonyms : stocked with, agglomerated, bank up, stockpiling, amass, piled, equipped, stock up, accumulates, forestall, stockpiled, garners, stored, stockpile, purveys, bear, agglomerating, clumped, garner, keep handy, clump, carries, bank, purveyed, stock, lay up, pile, lay in stocks, store, provide, accumulate, lay in, agglomerate.

Stocked zıt anlamlı kelimeler, Stocked kelime anlamı

Unfurnished : Mobilyasız. Donatılmamış. Möblesiz. Kuru. Döşenmemiş.