Stocker türkçesi Stocker nedir
- Standart.
- Repertuardaki.
- Stok.
- Mevcut.
- İstifçi.
- Stokçu.
- Besi.
- Spekülatör.
- Basmakalıp.
Stocker ingilizcede ne demek, Stocker nerede nasıl kullanılır?
Stockers : Stokçu. İstifçi. Spekülatör.
Stocked : Bulundurmak. Depolamak. Stoklamak. Yığmak. Stok yapmak. Sürmek (filiz). Stoklanmış. Takmak (tüfeğe).
Adam stockes syndrome : Adam-stokes hastalığı. Üçüncü derece atriyoventriküler kalp blokajı.
Well stocked : İyi stoklanmış.
Overstocked : Fazla doldurmak. Fazla stok yapmak. Aşırı stoklanmış. Fazla stoklanmış.
Stock adjustment model : Stok ayarlama modeli.
Stock account : Stok hesabı. Sermaye hesabı.
Stock appreciation right : Firmanın hisse senetlerinin piyasa değerinde ortaya çıkan artıştan, hisse senedi sahiplerinin veya çalışanlarının nakit veya ek hisse senedi alarak yararlanma hakkı. Hisse senedi değer artış hakkı.
Stock and watson method : Stock watson yöntemi.
Stock accountant : Malların ambara giriş, çıkış sayışımından ve korunmasından sorumlu olan kişi. Mal sayışmanı.
İngilizce Stocker Türkçe anlamı, Stocker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stocker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Corniest : Aptal. Eski. Tahıl. Mısır. Çok kullanılan. Tahıl bakımından zengin. Nasırlı. Modası geçmiş. Ele geçirmek. Tanecikli.
Extant : Hala var olan. Kaybolmamış. Günümüze ulaşan. Günümüze kadar gelen. Hala baki ve mevcut. Baki. Geçerliliğini kaybetmemiş.
In existence : Var olan. Varlığını sürdüren. Yaşayan. Varlık. Yok veya kayıp edilmiş olmayan.
Canonicals : Kuralsal. Kanuni. Kurallara uygun. Kilise kanununa göre belirlenen. Kabul edilmiş. Kilise hukukuna ait. Din adamı cüppesi. Kutsal kitapta geçen. Meşru.
Amasser : Akümülatör. Toplayıcı. Biriktirici.
Bear : Üzerinde bulunmak. Duymak (sevgi). Bulundurmak. Sapmak. Kaldırmak. (ürün veya meyve) vermek. Ayı. Üstlenmek. Katlanmak. Uygun olmak.
Stocks : Gövde (ağaç vb.). Gemi ızgarası. Et suyu. Varlık. Nesil. Hisse senedi. Soy. Malzeme. Atkı. Payanda.
Conventional : Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Saymaca. Konvensiyonel. Beylik. Atomik olmayan. İtibari. Geleneksel. Alışılagelmiş. Konvansiyonel. Törel.
Plungers : Dalma pistonu. Kilit pimi. Tulumba pistonu. Dalgıç. Büyük oyuncu. Kumarbaz.
Formulaic : Formüle göre yapılan. Formülsel. Bir formüle ilişkin. Bir formül oluşturan. Bir formüle göre yapılmış.
Stocker synonyms : buyer up, recruitment, inventories, packer, forthcoming, adventurers, stockist, speculator, going, stock in trade, at the scene, normal, canonical, nourishing, existing, actuals, cliched, cliche, platitudinous, engrossers, bulling, banal, disposable, available, fattening, corny, disposables, bulled, copybook, stower, adventuresses, existents, standards.
Stocker ingilizce tanımı, definition of Stocker
Stocker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes or fits stocks, as of guns or gun carriages, etc.

Bu kısımda Stocker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stocker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stocker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stocker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.