Plungers türkçesi Plungers nedir

Plungers ingilizcede ne demek, Plungers nerede nasıl kullanılır?

Plunger pump : Pistonlu pompa. Plançer pompa. Dalma itenekli basaç. Dalgıç pompa. Dalma pistonlu pompa.

Pump plunger : Dalma piston. Pompa pistonu.

Plunger : Dalma pistonu. Bir kol yerine, genellikle bir buruncukla devindirilen küçük tokaç. Plançer. Kumarbaz. Tokaççık. Dalıcı. Dalma piston. Spekülatör. Dalıcı piston. Fırlatıcı.

Plunge into : Batırmak. Dalmak. İçine dalıvermek. Hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak. Daldırmak. Sokmak. Gömülmek. Saplamak. -e daldırmak. -e dalmak.

Deep plunge of prices : Ani fiyat düşüşü. Büyük ölçüde fiyat indirimi. Büyük fiyat düşüşü.

Plunge : Düşmek. Atılmak. Batmak. Dalmak. Dalma. Darmadağın edilmek. Büyük oynamak (kumar). Dalış. Suya dalmak. Saplamak.

Plunder : Yağma. Çapul. Çupulculuk. Yağma etmek. Yağmacılık. Çalmak. Ganimet. Talan etmek. Çalınmış eşya. Yağına etmek.

Plunging : Düşmek. Saplamak. Atılmak. Batmak. Batırmak. Altüst edilmek. Daldırma. Darmadağın edilmek. Büyük oynamak (kumar). Dalmak.

Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.

Plunderable : Yağmalanabilir.

İngilizce Plungers Türkçe anlamı, Plungers eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Plungers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frogman : Kurbağa adam. Kurbağaadam. Balıkadam.

Operator : İşi bilen kimse. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Santral. Çalıştıran kişi. İşletmen. Telefon operatörü. İşleç. Teknisyen. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Plunk : Küt diye. Dan diye. Patlamak. Güm diye. Tam. Tam ortasına. Düşmek. Vurmak. Çarpmak.

Dive : Düşmek. Atlamak. Dalış yapmak. Dalmak. Azalmak. Elini daldırmak. Pike yapmak. Suya atlamak. Suya dalmak. Gömülmek.

Players : Çalan kimse. Player. Oyuncu. Çalar.

Bucket : Bakraç. Kovayla taşımak. Kova. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Şakır şakır yağmak. Dörtnala koşturmak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kova ile çekmek.

Gamester : Oyuncu.

Go down : Dinmek. Benimsenmek. Beğenilmek. Kötüleşmek. İnmek. Sönmek (lastik). Yazılmak. Tatile çıkmak. Yatağa düşmek. Düşmek.

Chute : Çağlayan. Paraşüt. Akıntı. Şut. Kızak. Küçük çağlayan. Kayılan yer. Üst kattan alt kata inen. Kanal.

Come down : (fiyat) düşmek. Önemsizleşmek. Zorlamak. Burnu sürtülmek. Aşağı inmek. Ucuzlamak. İnmek. Çökmek. Üstelemek. Gözden düşmek.

Plungers synonyms : forelock, commence, start, dump, adventurer, duck, engrossers, adventuresses, buckets, power dive, diving, jump, gambler, scalper, bear, set about, get, begin, set out, launch, mew gull, frogmen, adventurers, spieler, card player, nosedive, bull, start out, plunger, cardplayer, diver, get down, operators.

 

Plungers zıt anlamlı kelimeler, Plungers kelime anlamı

End : Bitim. Son kısım. Bitmek. Uç çekit. Sonuç. Son çekit. Sona erdirmek. Erek. Amaç. Kalıntı.

Rise : Ayyuka çıkmak. Terfi etmek. Şiddetlenmek. Yukarı kalkmak. Kabarmak. Açılmak. Ayağa kalkmak. Havalanmak. Görünmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır.

Ascend : Yükselmek. Çıkmak. Çıkmak (tahta). Tırmanmak. Tahta çıkmak. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Artmak. Ağmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi).