Stook türkçesi Stook nedir
- Ekin demetleri yığını.
- Ekin demetlerini yığmak.
Stook ile ilgili cümleler
English: Ali mistook the sugar for salt.
Turkish: Ali yanlışlıkla şekeri tuzla karıştırdı.
English: Ali mistook me for my younger brother.
Turkish: Ali beni yanlışlıkla erkek kardeşime benzetti.
English: Ali mistook me for my brother.
Turkish: Ali beni erkek kardeşimle karıştırdı.
English: Ali mistook me for my older brother.
Turkish: Ali beni ağabeyimle karıştırdı.
English: At first, I mistook him for your brother.
Turkish: Önce onu erkek kardeşinle karıştırdım.
Stook ingilizcede ne demek, Stook nerede nasıl kullanılır?
Mistook : Yanılmak. Karıştırmak. Yanlış anlamak. Başkası sanmak.
Stood : Göğüs germek. Sineye çekmek. İhtiyaç duymak. Üstlenmek. Desteklemek. Ayakta durmak. Kalmak. Ayakta. Direnmek. Katlanmak.
Stooge : İkiliden gülünç duruma düşeni. Şamar oğlanı. Piyon veya maşa (alet olan kimse). Maşa. Şamaroğlanı. Muhbir. Herif. Yardakçı. Yamak. Alet olan kimse.
Stooge around : İniş izni beklerken havada dolaşmak. Boş gezmek.
Stooges : İşbirlikçi denek. Yamak. Maşa. Herif. İkiliden gülünç duruma düşeni. Alet olan kimse. Acemi. Şamaroğlanı. Yardakçı. Muhbir.
Stooling : Filizlenen kütük. Dışkı. Gaita. Sekmen. Kaka. Oturak. Büyük abdest. İskemle. Tabure.
Stool pigeon : Lafçı. Çığırtkan güvercin. Gammaz kimse. Polis casusu. Muhbir. Laf yetiştiren kimse. İspiyoncu.
Stoolie : Muhbir. İspiyoncu.
Stoolies : Muhbir. İspiyoncu.
Stools : Yeni budanmış dal. Oturak. Gaita. Filizlenen kütük. Kaka. Kök sürgünü. Büyük aptes. Lazımlık. Dışkı. Tabure.
İngilizce Stook Türkçe anlamı, Stook eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capital stock : Sermaye stoku. Belirli bir anda bir firma, sanayi veya ülkenin sahip olduğu toplam fiziki sermaye miktarı. Paylara bölünmüş anamal. Öz sermaye. Paylara bölünmüş ortaklık anamalı. kurucular ya da ortaklarca yüklenilen anamal. Hisse senedi sermayesi. Sermaye. Pay belgitleriyle sınırlanan anamal. Hisse senetli sermaye. Ana sermaye.
Capital : Kusursuz. Baş. Anapara. Ana. Üretim olaylarına dayanak olan para. Ölüm. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Kapital. Kazanç. Mükemmel.
Common stock : Adi pay senedi. Adi hisse senetleri. Genel hisseler. Adi aksiyon. Alelade hisse senedi. Pay senedi. Adi hisse senedi.
Bow : Çekilmek. Baş eğmek. Reverans yapmak. Başıyla selamlamak. Boyun eğme. Pruva. Başla selamlama. Reverans. Yay. Baş.
Treasury shares : İşletmenin geri satın alınan kendi hisseleri. Öz hisseler. Geri alınmış hisse senedi. Hazine bonosu.
Working capital : İşletme sermayesi. Çalışma sermayesi. Mütedavil sermaye. Bir imalat veya hizmet işinde kullanılmak üzere ayrılan fon. İş sermayesi. İşleyen sermaye. Bir işletmenin para, pazarlanabilir taşınır değerler, alacaklar ve stoklar gibi kısa vadeli varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark. Döner sermaye fonu. Döner sermaye.
Bend : Katlamak. Çökmek (diz). Kıvırmak. Kıvrılmak. Çevirmek. Bükme. Bükmek. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. Dönemeç.
Squinch : Geri çekilmek. Çekinmek. Payanda kemeri. Kısmak. Köşe kemeri. Tırsmak. Tonozbingi. Gözleri kısmak. Tromp. Kırkmak.
Share : Katılmak (bir fikre). Bilgisayar, coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aksiyon. Anamalın belirli bir bölümü. pay belgiti. Pay. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Hisse senedi. Toprağı işleyenin, elde ettiği üründen, mal iyesine sözleşmeye göre pay vermesi biçiminde bir işletme türü. Anlatmak. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti.
Float : Dolaşmak. Yüzdürmek. Piyasaya çıkarmak. İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu. Batmamak. Yüzdürücü. Kurmak (şirket). Yaymak. Kurmak şirket.
Stook synonyms : preference shares, common shares, common stock equivalent, quarter stock, ordinary shares, preferred shares, growth stock, hot stock, no par value stock, authorized stock, authorized shares, change posture, voting stock, hot issue, no par stock, reacquired stock, cower, treasury stock, preferred stock, control stock, watered stock, flex, huddle, crouch.
Stook ingilizce tanımı, definition of Stook
Stook kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To set up, as sheaves of grain, in stooks. In England, twelve sheaves. A shock. A small collection of sheaves set up in the field.

Bu kısımda Stook kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stook ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stook anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stook ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.