Stop at türkçesi Stop at nedir

  • Bir yerde durmak (mola vb).

Stop at ile ilgili cümleler

English: Can we stop at my place?
Turkish: Benim evimde durabilir miyiz?

English: I had planned to stop at the supermarket on the way home, but it was closed.
Turkish: Eve giderken süpermarkette durmayı planlamıştım ama kapalıydı.

English: Did you stop at the red light?
Turkish: Kırmızı ışıkta durdun mu?

English: Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Turkish: Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.

English: Ali reminded me to stop at the supermarket and buy some bread.
Turkish: Ali süpermarkette durmamı ve biraz ekmek almamı hatırlattı.

Stop at ingilizcede ne demek, Stop at nerede nasıl kullanılır?

Stop : Kalmak. Resim durdurma. Yenmek. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma. Duruş. Çekit. Bırakmak. Dinmek. Durak. Kes.

At : Nezdinde. Ya. Üzere. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E. Hatta. Bir hareketin hedefini gösterir. Ye.

Stop at nothing : Her şeyi yapmak. Dur durak bilmemek. Elinden geleni ardına kovmamak. Engel tanımamak. Hiçbirşeyden çekinmemek. Hiçbir şeyden çekinmemek.

Stop a bullet : Kurşun yemek. Vurulmak.

Stop a gap : Tıpalamak. Tıkamak. Kapamak.

Stop a tooth : Dolgu yapmak.