Stoppers türkçesi Stoppers nedir

Stoppers ingilizcede ne demek, Stoppers nerede nasıl kullanılır?

Stopper circuit : Kapalı devre.

Stopper line : Durdurma teli. Palangalar aracılığıyla hareket eden telleri ya da halatları durduran tel.

Anode stopper : Anot durdurucu.

Cork stopper : Mantar tıpa. Mantar tıkaç. Mantar tapa.

Rubber stopper : Lastik durdurucu. Lastik. Lastik tapa. Lastik sızdırmazlık elemanı. Kauçuk tıpa.

Stoppered : Tıkanmış. Tapalı.

Stopper : Tapalamak. Tıpalamak. Tıpa takmak. Lavabo, yıkanma teknesi v.b. araçlar içinde su biriktirebilmek için çıkış deliğine konan konik parça. Durdurucu. Dikkat çeken şey. Tıpa. Tıkamak. Tıkaçlamak. Durduran kimse.

Stoppering : Bosa tutmak. Tıkaç. Tıkama.

Show stopper : (bilgisayar) kullanışsız uygulamalara sebep olan ve gelişim devam ettikçe tamir edilmesi gereken yazılım veya donanım böceği. Aşırı derecede çekici veya göze çarpan kimse veya şey. Bir gösterideki uzatılmış alkışları çeken gösterici veya sahne.

Stopped check : Durdurulan çek. Düzenleyicisinin tek taraflı kararıyla ödenmesi durdurulmuş çek. bir yetke tarafından el konulan çek. krş. bloke çek.

İngilizce Stoppers Türkçe anlamı, Stoppers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stoppers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Plug : Tapalamak. Dolgu yapmak. Ateş etmek. Vurmak. Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Harıl harıl çalışmak. İlgilenmek. Reklamını yapmak (radyo).

Stopcock : Ana musluk. Musluk. Üç yönlü vana. Cam musluk. Üç yönlü musluk. Vana. Valf.

Client : İş sahibi. İstemci. Reklam veren. Müşteri. Bağımlı ülke. Müvekkil. Alıcı. Hasta.

Interceptor : Yol kesen kimse. Önleme perdesi. Önleme uçağı. Avcı uçağı.

Emboli : Embolus. Emboli. Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus. Kan pıhtısı. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Damar tıkantısı.

Bargain hunter : İndirim ve ucuzluk peşinde koşan kimse. İndirim avcısı. Ucuzcu. Pazarlıkçı. Kelepirci.

Bung : Savurmak. Fıçı tapası. Fırlatmak. Atmak. Dövmek. Hırpalamak. Tapalamak. Tıkamak.

Suppressant : Kesici. Önleyici ilaç. Bastırıcı şey (açlık vb.). Kesici ilaç.

Tampon : Tampon. Tampon koymak. Tıkamak. Tamponlamak. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç.

Packings : Paketleme. Taş kama. Tampon. Sandıklama. Salmastra. Sızdırmazlar. Sarma. Ambalaj. Ambalajlama.

 

Stoppers synonyms : brakesman, cynosures, dowel, eye catcher, fillers, stopples, bunging, bungs, spile, bot, stoppled, stopcocks, corks, arrester, tampons, shopaholic, spill, bott, cynosure, retainer, dilatory, spills, packing, obturator, interceptors, interrupters, stopper, embolus, inhibitor, cork, salvager, customer, interrupter.

Stoppers zıt anlamlı kelimeler, Stoppers kelime anlamı

Nonworker : İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. Çalışmayan kimse.