Tıkaç nedir, Tıkaç ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Kısa boylu, şişman.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Genellikle bir boru içine ya da bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve bir geçiti denetlemeye yarayan gereç.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Dikey biçimli yanardağ baca dolgusu.

Bilimsel terim anlamı:

Lavabo, yıkanma teknesi ve benzeri araçlar içinde su biriktirebilmek için çıkış deliğine konan konik parça.

madencilik: Su sızıntılarını önlemek için küçük delikleri kapamakta kullanılan ağaç kama. 3-döşem: Akak ağım kapamaya yarayan çeşitli biçimde parça.

metalbilim: Erimiş madeni kalıba akıtan deliği kapamada kullanılan parça.

İngilizce'de Tıkaç ne demek? Tıkaç ingilizcesi nedir?:

plug, stopper, valve, pluf, neck, thyllosis, stopfen

Fransızca'da Tıkaç ne demek?:

bouchon, tampon, culot (-d'un volcan)

Osmanlıca Tıkaç ne demek? Tıkaç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

samâme

Tıkaç kısaca anlamı, tanımı:

Kulak tıkacı : Sesleri, gürültüleri hafifletmek veya su kaçmasını engellemek için kulağın içine veya üzerine konulan araç.

Tıkaçlama : Tıkaçlamak işi.

Tıkaçlamak : Tıkaçla tıkamak.

Tıkaçlanma : Tıkaçlanmak işi.

Tıkaçlanmak : Tıkaçlama işi yapılmak.

 

Tıkaçlı : Tıkacı olan, tıkaçlanmış.

Tıkaçsız : Tıkacı olmayan, tıkaçlanmamış.

Delik : Küçük hayvan yuvası. Dar, küçük çukur. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük açıklık.

Tıkama : Tıkamak işi.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.

Tıkaç bölge : Kent içinde belli bir bölgeyi, başka kullanımlara ayrılmış bölgelerden ayırmak ve korumak için öngörülmüş, dokuncasız işlevleri olan yapılardan oluşan kent kesimi.

Tıkaçlı damarca :

Tıkaçlı yönelteç : Düşme sırasında yarışçılara zarar vermemesi için, iki ucu mantar ya da plastikle tıkanmış yönelteç.

Diğer dillerde Tıkaç anlamı nedir?

İngilizce'de Tıkaç ne demek? : n. stopper, plug, gag, tampon, cork, wadding, bung, filler, packing, spigot, spill, stopple, wad

Fransızca'da Tıkaç : bouchon [le], tampon [le], bonde [la], obturateur [le], tapette [la]

Almanca'da Tıkaç : n. Knebel, Zapfen

Rusça'da Tıkaç : n. пробка (F), затычка (F), втулка (F), кляп (M)