Packings türkçesi Packings nedir

Packings ingilizcede ne demek, Packings nerede nasıl kullanılır?

Packing bolt : Salmastra cıvatası.

Packing box : Ambalaj sandığı. Salmastra kutusu. Ambalaj kutusu. Eşya sandığı. Salmastra. Tampon yuvası. Paketleme kutusu.

Packing by hand : Elle dolgu. Elle paketleme.

Packing case : Tahta kasa. Tahta sandık. Eşya sandığı. Ambalaj sandığı. Sandık.

Packing cord : Salmastra fitili.

Packing material : Paket muhteviyatı. Dolgu gereci. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Dolgu malzemesi. Sızdırmazlık malzemesi. Salmastra malzemesi. Evreler arasındaki değme yüzeyini artırmak amacıyla damıtma ve soğurma kulelerinin içine doldurulan cam, porselen gibi eylemsiz gereç.

Packing density : Sızdırmazlık sıkılığı. Kayıt yoğunluğu. Paketleme yoğunluğu. Doldurma yoğunluğu. Sıkıştırma yoğunluğu. Yoğunluğu. Sızdırmazlık yoğunluğu.

Packing plant : Et işleme tesisi. Paketleme tesisi. Paketleme fabrikası.

Packing house : Antrepo. Depo. Mezbaha. Paketleme fabrikası. Konserve fabrikası.

Packing ring : Sızdırmazlık halkası. Salmastra halkası. Sızdırmazlık contası. Salmastra bileziği.

İngilizce Packings Türkçe anlamı, Packings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Packings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wanting : İsteme. -siz olan. Muhtaç. Siz olan. İstek. Kusurlu. Noksan. Eksik. Yoksun.

Encasement : Ampatman. Etrafını sarma. Bir kılıfa koyma. Örtme. Beton ve benzeri ile çevresini sarma. Ambuvatman. Kaplama. Kutulama. Sandığa koyma.

Corks : Mantarla kapamak. Kara mantarla siyahlaştırmak. Mantarla tıkamak. Tapa. Mantar tıpa. Mantar (mantarmeşesinin kabuğu olan). Tıpa. Mantar. Tıpalamak.

Botts : Bir sineğin asalak larvası. Fırın tıkacı. Curuf deliği tıkacı.

Infestation : İstila etme (bit veya kurt veya fare). Etrafı sarma. İstila. Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması. Böceklenme. Böcek istilası. Bürüme. İnfestasyon.

Handling : Nakliye. Dokunma. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması. İdare. Tedavi. Elle dokunma. Dağıtım. Yol tutuş.

Coiling : Kıvrılma. Kangal sarma. Helezonlaştırmak. Sarım. Sargı. Kangallama.

Gasket : Kalçeta. Kalçete. Kalafat kıtığı. Conta. Karşılıklı gelen metal yüzeyler arasından akışkanın sızmasını önlemek için konan kösele, fiber v.b. maddelerden yapılan halka. Yelken kapatma kösteği. Sızdırmaz. Cam fitili. Sızdırmaz conta.

Envelopment : Çevirme. Gizleme. Kuşatma. Karşı yarışmacının savutunu bir çelgi ile yakalayıp bırakmadan, çember eylemiyle geliştirilen dürtüşün uygulamasına verilen ad.

 

Packings synonyms : composition board, car bumper, encasing, buffer stop, mouse, fender, packing material, enveloped, sealing compound, unequal, fasciculation, neck, deficient, bundling, enwrapping, belting, wadding, entwisting, packing box, bandaging, packing, fenders, obturator, fasciation, embosoming, packs, stuff, wood shavings, package, buffer, stuffings, bungs, banding.

Packings zıt anlamlı kelimeler, Packings kelime anlamı

Adequate : Münasip. Yeterli. Kifayetli. Uygun. Elverişli. Ehven. Yeter. Kafi.

Disapproval : Kabul etmeme. Hoşnutsuzluk. Ayıplama. Uygun görmeme onaylamama. İtiraz. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Reddetme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Uygun görmeme. Kınama.