Car bumper türkçesi Car bumper nedir

Car bumper ingilizcede ne demek, Car bumper nerede nasıl kullanılır?

Car : Binit. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Araba. İngiltere'de tekerlekli. Vagonet. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. Vagon. Otomobil. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Kabin.

Bumper : Sıkılama makinesi. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Mahmuz. Önleç. Bereketli şey. Ağzına kadar dolu kadeh. Ağzına kadar dolu bardak. Alışılandan çok daha bol. Çamurluk. Tampon.

Car accident : Otomobillerin çarpışması. Araba kazası.

Car aerial : Binit anteni. Binit radyolarında elektromanyetik dalgaları çeken iletken tel ya da çubuk. Oto anteni.

Car and driver : Araba ve sürücü. Arabalar ve otomotiv endüstrisi içerikleriyle (tavsiyeler, reyting, konsept arabaları vs) yayım yapan bir dergi.

Car antenna : Oto anteni.

Car attendant : Vale. Arabaları parkeden kimse (bir otelde, maçta, vb.).

İngilizce Car bumper Türkçe anlamı, Car bumper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Car bumper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Packings : Sızdırmazlar. Ambalajlama. Salmastra. Taş kama. Paketleme. Ambalaj. Sarma. Tıkaç. Sandıklama.

 

Fenders : Çamurluk. Ocak veya şömine için metal perde. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Püskürten veya kovalayan kimse.

Buffer : Perdahlayıcı. Kıskı. Diretken. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temizlemek. Amortisör. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Yastık. Tampon görevi gören kişi ya da şey. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek.

Mouses : Sıçan. Fare tutmak. Mouse. Mahcup. Tıkalı boruları açma topu. Fare. Fare avlamak. Çekingen tip.

Bumper : Çamurluk. Önleç. Ağzına kadar dolu kadeh. Ağzına kadar dolu bardak. Bereketli şey. Alışılandan çok daha bol. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Mahmuz. Sıkılama makinesi.

Bumpering : Ağzına kadar dolu bardak. Çamurluk. Sıkılama makinesi. Önleç. Alışılandan çok daha bol. Mahmuz. Ağzına kadar dolu kadeh. Bereketli şey.

Fender : Siper. Ocak siperi. Paravana. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Püskürten veya kovalayan kimse. Önleç. Çamurluk. Koruyucu düzen. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça.

 

Bumpers : Çamurluklar. Mahmuz. Bereketli şey. Ağzına kadar dolu kadeh.

Shock absorber : Darbe emici. Şok emici. Amortisör. Sönümleç. İniş takımı amortisör dikmesi. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. İçine yağ doldurulmuş bir yuvgu ve bunun içinde gidip gelen, ucu tekerleğe bağlı bir tokaçtan oluşan sönümleç. Yatıştırıcı. Borulu sönümleç.

Car bumper synonyms : bumber, mouse, moused, packing, buffers, buffer stop.