Fender türkçesi Fender nedir

  • Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje.
  • Ocak veya şömine için metal perde.
  • Paravana.
  • Önleç.
  • Koruyucu düzen.
  • Tampon.
  • Püskürten veya kovalayan kimse.
  • Usturmaça.
  • Ocak siperi.
  • Çamurluk.
  • Şöminenin önüne konulan alçak parmaklık.
  • Siper.
  • Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça.

Fender ile ilgili cümleler

English: England always does well in the World Cup matches because of their strong defenders.
Turkish: İngiltere güçlü savunmacılarından dolayı Dünya Kupası maçlarında her zaman iyi yapar.

English: An offender escaped from a prison.
Turkish: Bir suçlu hapisten kaçtı.

English: The police spotted him at once as the offender.
Turkish: Polis hemen onu suçlu olarak belirledi.

English: The defenders checked the onslaught by the attackers.
Turkish: Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

English: Ali is a public defender.
Turkish: Ali bir kamu avukatıdır.

Fender ingilizcede ne demek, Fender nerede nasıl kullanılır?

Fender bender : Arabaların çok az hasar gördüğü trafik kazası. Küçük araba kazası. Küçük trafik kazası. Ufak çaplı trafik kazası. Önemsiz trafik kazası.

Fender lamp : Çamurluk lambası.

 

Fender pile : Selyaran kazığı. Tampon kazık.

Front fender : Ön çamurluk. Ön kanat.

Rear fender : Arka kanat. Arka çamurluk.

Defenders : Savunma oyuncusu. Ünvanını koruyan şampiyon. Savunan kişi. Tarafını tutan. Savunan kimse. Müdafi. Müdafaa eden. Koruyucu kimse. Savunan. Savunucu.

Defender : Savunan. Tarafını tutan. Müdafaa eden. Savunan kimse. Savunan kişi. Savunucu. Ünvanını koruyan şampiyon. Koruyucu kimse. Savunma oyuncusu. Müdafi.

First offender : İlk kez bir suça karışmış kimse. İlk defa suç işleyen kimse. İlk kez hüküm giyen kimse.

Fenders : Tampon. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Püskürten veya kovalayan kimse. Çamurluk. Ocak veya şömine için metal perde.

Offender : Kabahatli. Suç işlemiş kimse. Fail. Suç işleyen. Suçlu. Mücrimin.

İngilizce Fender Türkçe anlamı, Fender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bumpering : Ağzına kadar dolu kadeh. Ağzına kadar dolu bardak. Mahmuz. Sıkılama makinesi. Bereketli şey. Alışılandan çok daha bol.

Auto : Oto. Kendi kendine. Araba. Kendi. Otomobille gezmek. Özdevinimli. Otomobil. Abd'de otomobilin kısaltması. Otomatik.

Mouse : Mahcup. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (myomorpha) mensup memelilerin genel adı. Tıkalı boruları açma topu. Fare tutmak. Sıçan. Çekingen tip. Fare. Fare avlamak.

Splash guard : Sıçrama siperi. Deflektör. Çamurluk saçı. Çamurtutan.

Mouses : Fare avlamak. Fare. Çekingen tip. Fare tutmak. Sıçan. Mouse. Mahcup. Tıkalı boruları açma topu.

 

Buffer stop : Hortuvar. Kör yol tamponu.

Bumper : Bereketli şey. Alışılandan çok daha bol. Ağzına kadar dolu kadeh. Sıkılama makinesi. Mahmuz. Ağzına kadar dolu bardak.

Folding screen : Paravan. Katlanır paravana.

Automobile : Binit. Araba. Motorlu araç. Binek taşıt. Otomobil. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binek araba.

Fender synonyms : fenders, packings, wing, fire screen, bulwarking, scraper, dikes, splashboard, car, mudguard, barrier, guard, barricade, safety device, spatterdashes, smokescreen, buffer, sloughing, cloak, bulwarks, barricading, shoe scraper, splasher, battlements, mudguards, buffers, car bumper, casemate, gaiters, dashboard, dike, shock absorber, moused.

Fender ingilizce tanımı, definition of Fender

Fender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who or that which defends or protects by warding off harm.