Bumper türkçesi Bumper nedir
- Bereketli şey.
- Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça.
- Çamurluk.
- Önleç.
- Sıkılama makinesi.
- Ağzına kadar dolu bardak.
- Ağzına kadar dolu kadeh.
- Tampon.
- Alışılandan çok daha bol.
- Mahmuz.
Bumper ile ilgili cümleler
English: Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Turkish: Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.
English: The traffic was very heavy. The cars were lined up bumper to bumper.
Turkish: Trafik çok yoğundu. Arabalar tampon tampona dizilmişti.
English: We had a bumper crop this year.
Turkish: Bu yıl bereketli mahsülümüz vardı.
Bumper ingilizcede ne demek, Bumper nerede nasıl kullanılır?
Bumper car : Çarpışan oto. Çarpışan araba.
Bumper cars : Çarpışan oto. Çarpışan araba.
Bumper crop : Bereketli mahsul. Büyük hasat. Bir şeylerin fazlalığı veya aşırılığı. Büyük miktarda mahsul.
Bumper guard : Tampon boynuzu.
Bumper harvest : Büyük ve bereketli hasat.
Bumper shock absorber : Tampon amortisörü.
Bumper sticker : Araçların tamponuna yapıştırılan ve bir mesaj ileten yazı. Tampon etiketi. Aracın arka tamponu için üretilen çıkartma (genellikle politik bir slogan, reklam, şaka, vb. taşıyan). Tampon çıkartması.
Bumper spring : Tampon yayı.
Car bumper : Tampon.
Bumper plate : Tampon plakası.
İngilizce Bumper Türkçe anlamı, Bumper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bumper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sloughing : Deri değiştirme. Batak toprak. Çamur.
Groyne : Erezyonu önleyici set. Nedenlerin açıklaması. Set. Nakit. Taş seti. Kasık. İki kemerin birleştiği nokta. Dalgakıran. Kıyı koruyucu şedde.
Cutwater : Kayık tığı. Gemi pruvasının on kısmı. Köprü ayağına takılan mahmuz veya başka yapı. Kayak tığı. Köprü mahmuzu. Köprü orta ayak burnu. Talimar. Geminin ön tarafındaki suyu kesen kısmı. Geminin ön tarafı.
Groins : Kasık. Set. Taş seti. İki kemerin birleştiği nokta. Nedenlerin açıklaması. Kıyı koruyucu şedde. Nakit. Dalgakıran. Kemer pervazı.
Moused : Çekingen tip. Tıkalı boruları açma topu. Sıçan. Fare. Fare tutmak. Fare avlamak. Mouse. Mahcup.
Motorcar : Motorlu araç. Araba. Otomobil.
Packings : Salmastra. Sandıklama. Taş kama. Ambalajlama. Sarma. Paketleme. Sızdırmazlar. Ambalaj. Tıkaç.
Drinking glass : İçki kadehi. Bardak.
Bumper synonyms : mechanical device, bumber, shoe scraper, mudguard, buffer stop, car bumper, mouse, fenders, spatterdash, mouses, fender, truck, calcar, shock absorber, scraper, motortruck, buffers, auto, abutment, rowel, buffer, mudguards, splashboard, groin, spur, packing, glass, car, spaded, splash guard, spade, gaiters, dashboard.
Bumper zıt anlamlı kelimeler, Bumper kelime anlamı
Fast : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Süratli. Dayanmak. Sıkı. Yapışmak. Oruç tutmak. Hızlı geriye sarma. Perhiz yapmak. Çabuk. Geriye sarmanın hızlı olanı.
Bumper ingilizce tanımı, definition of Bumper
Bumper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which bumps or causes a bump. A cup or glass filled to the brim, or till the liquor runs over, particularly in drinking a health or toast.

Bu kısımda Bumper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bumper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bumper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bumper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.