Groyne türkçesi Groyne nedir
- İki kemerin birleştiği nokta.
- Kasık.
- Kemer kavuşma çizgisi.
- Nedenlerin açıklaması.
- Kıyı koruyucu şedde.
- Erezyonu önleyici set.
- Nakit.
- Mahmuz.
- Set.
- Taş seti.
- Dalgakıran.
Groyne ingilizcede ne demek, Groyne nerede nasıl kullanılır?
Groan : Gıcırdamak. Sıkıntı. Sızlanmak. İnildemek. Ah etmek. İnlemek. Figan. Sızlanma. Ihlamak. İnilti.
Groaned : Sıkıntı. Sızlanmak. Gıcırdamak. Ihlamak. Figan etmek. İnlemek. İnildemek. Sızlanma. Figan. Ah etmek.
Groaner : Figan eden kimse. Soğuk veya kötü veya bayat espri. İnleyen kimse. Ah eden kimse.
Groaners : Figan eden kimse. İnleyen kimse. Soğuk veya kötü veya bayat espri. Ah eden kimse.
Groaning : İnilti. İnleme. İnleyen. İnilti sesi.
Groat : 4 penilik eski ingiliz gümüş parası. Dört peni değerinde olan gümüş para (eskiden ingiltere'de kullanılan).
Groats : Dövülmüş kabuksuz hububat. Kırma hububat. Kabuksuz tahıl. Öğütülmemiş tahıl. Kabuğu çıkarılmış buğday veya yulaf. Kırma.
Grocers : Bakkal.
Grocery store : Bakkal dükkanı. Bakkaliye. Süpermarket. Gıda. Bakkal. Gıda dükkanı.
Grocer : Toptancı. Bakkal.
İngilizce Groyne Türkçe anlamı, Groyne eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Groyne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bankrolled : Finanse etmek. Para destesi. Parasal kaynak sağlamak. Hazır para.
Causeway : Sedde üstü yolu. Bozuk arazide yapılmış geçit. Bataklıktan geçen yol. Geçit yol. Geçit. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Dolgu yol. Cadde.
Spaded : Bahçe küreği. Top arabası mahmuzu. Zenci (kötü). Bahçıvan küreği. Kürek. Bel ile kazmak. Kürek ile kazmak. Bahçıvan beli.
Banks : Banko. Kıyı. Alabama eyaletinde şehir. Sahil. Bankalar. Uçağın bir yana yatması. Küme. Tuş arası (müzik terimi). Yokuş.
Dikes : Şedde. Ark. Kazmak. Bent. Hendek. Etrafına set çekmek. Set çekmek. Sevici kadın. Suyolu. Süslemek.
Inguinal : Kasığa ait. Kasıksal. Kasıkla ilgili.
Crotch : Pantalon ağı. Dal ile gövdenin birleştiği yer. Çatak. Çatal ağaç. Çatal (ağaç). Ağ. Ağ kısmı. Apışlık. Pantolon ağı. Kalça.
Piers : Pencereler arasındaki duvar. Payanda. Mendirek. İskele. Rıhtım. Kapılar arasındaki duvar.
Bulkhead : Su geçirmez bölme. Ara duvarı. Bölme perdesi. Ön bölme sacı. Gemi bölmesi. Bölme duvarı. Bölme. Perde. Duvar.
Groining : İki kemerin birleştiği kenar.
Groyne synonyms : abutment, barrier, jetty, spur, bulwarked, bulkheads, cash, jutty, bumper, bunds, crutch, good money, rowel, cutwater, dike, in specie, groin, jetties, dams, crotches, spade, bumpering, seawall, groins, bumpers, pubic, hard money, pier, bund, bulwarking, barrages, liquidities, bank.
Groyne ingilizce tanımı, definition of Groyne
Groyne kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Groin].

Bu kısımda Groyne kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Groyne ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Groyne anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Groyne ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.