Defender türkçesi Defender nedir

  • Savunma oyuncusu.
  • Savunan kimse.
  • Ünvanını koruyan şampiyon.
  • Müdafi.
  • Savunucu.
  • Müdafaa eden.
  • Tarafını tutan.
  • Savunan kişi.
  • Koruyucu kimse.
  • Savunan.

Defender ile ilgili cümleler

English: England always does well in the World Cup matches because of their strong defenders.
Turkish: İngiltere güçlü savunmacılarından dolayı Dünya Kupası maçlarında her zaman iyi yapar.

English: The defenders checked the onslaught by the attackers.
Turkish: Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

English: Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Turkish: Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.

English: Ali is a public defender.
Turkish: Ali bir kamu avukatıdır.

Defender ingilizcede ne demek, Defender nerede nasıl kullanılır?

Defenders : Savunan kimse. Müdafi. Koruyucu kimse. Savunucu. Tarafını tutan. Ünvanını koruyan şampiyon. Müdafaa eden. Savunan. Savunma oyuncusu. Savunan kişi.

Defended : Korumak. Savunmak. Müdafaa etmek.

Defended him : Onu korudu. Onu destekleri. Onu savundu. Onu savunarak konuştu veya hareket etti.

Defended himself : Kendini savundu. Kendini korudu.

Defendee : Savunulan.

Defend the suit : Davaya bakmak. Davayı üstlenmek.

 

Defendant : Maznun. Sanık. Müdafi. Davalı. Müddeialeyh. Zanlı.

Defendable borders : Korunabilir veya savunabilir hudutlar. Savunulabilir sınırlar.

Defend oneself : Korunmak. Kendini savunmak.

Defendable : Savunulabilir. Savunulur. Korunabilir.

İngilizce Defender Türkçe anlamı, Defender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advocated : Müdafaa etmek. Taraftar. Savunmak. Yandaş. Avukat. Desteklemek. Korumak.

Advocator : Mahkemede başka birinin davasını sunan kişi. Avukat. Yandaş. Taraftar. Aracı.

Foster parent : Evlat edinen anne veya baba. Üvey anne baba. Çocuk yetiştirirken biyolojik anne babanın yerini alan kadın veya erkek. Koruyucu anne baba.

Bodyguard : Koruma. Fedai. Bar fedaisi. Yakın koruma. Muhafız. Koruyucu. Koruma görevlisi.

Steward : Vekilharçlık yapmak. Kamarot. Bulaşıkçı (otel). İdare memuru. Hizmet sunan kişi. Kahya. Kilerci. Başgarson. Alışveriş yetkilisi.

Asserters : İddia eden kimse. İleri süren kimse.

Lawman : Kanun adamı. Hukuk adamı. Kanunu uygulatan kimse (polis, şerif, vs.). Hukuk temsilcisi.

Fireman : Gemide makine görevlisi. İtfaiyeci. İtfaiye eri. Ateşçi.

Guardian : Gözetici. Veli. Gardiyan. Muhafız. Kayyım. Vasi. Koruyucu.

Defense counsel : Müdafaa vekili. Savunma vekili. Sanık vekili. Savunma avukatı.

Defender synonyms : peace officer, apologetical, tribune, countor, backfields, belligerent, lawyer, admonisher, guard, keeper, dft, assertive, battler, upholder, reminder, defendant, back, scrapper, fire fighter, asserter, chaperon, firefighter, patron saint, law officer, watchdog, fighter, hero, guarder, backfield, upholders, monitor, defensor, withstander.

Defender ingilizce tanımı, definition of Defender

Defender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An advocate. A vindicator. One who maintains, supports, protects, or vindicates. A champion. One who defends.