Bumber türkçesi Bumber nedir

Bumber ingilizcede ne demek, Bumber nerede nasıl kullanılır?

Bumbershoot : (komik argo) şemsiye. Şemsiye.

Bumbag : (ingiliz ingilizcesi) bel çantası. Kemer benzeri küçük bir kayışla bel etrafına bağlanan küçük kese.

Bumbailiff : Katip. (ingiliz ingilizcesi) mübaşir.

Bumble : Bozmak. Homurdanmak. İçine etmek. Berbat etmek. Gevelemek. Yanısıra çekilmek. Tökezlemek. Ayağı takılmak. Kekeleyerek konuşmak. Perişan etmek.

Bumble about : Homurdanmak. Mırıldanmak.

Bumbledom : Önemsiz memurluk.

Bumbles : Perişan etmek. Kendini beğenmiş memur. Ağır ağır ilerlemek. Ayağı takılmak. Mırıldanmak. Hata yapmak. Gaf yapmak. Kekelemek. Homurdanmak. Yanısıra çekilmek.

Bumblebees : Bombus arısı. Yaban arısı. Yabanarısı. Hezen arısı. Tüylü dev arı. Toprak yabanarısı.

Bumble puppy : Tetherball. İki kişi tarafından dikey bir düzlemdeki bir noktaya iple asılı bir topla oynanan top oyunu türü (oyunun amacı ipe rakibinin zıt istikametinde vurarak ipi topun asılı olduğu kutbun etrafına sarmaktır).

Bumblings : Sakar. Beceriksiz.

İngilizce Bumber Türkçe anlamı, Bumber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bumber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Multiplier : Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt. Çarpan. Çoğaltıcı. Çarpıcı. Çoğaltan. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez richard f. kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da j. m. keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Bumpering : Mahmuz. Bereketli şey. Çamurluk. Alışılandan çok daha bol. Ağzına kadar dolu bardak. Önleç. Ağzına kadar dolu kadeh. Sıkılama makinesi.

Amount : Varmak. İfade etmek. Nicelik. Etmek. Toplama ulaşmak. Değer. Eşit olmak. Önem. Toplam.

Subtrahend : Çıkarılan. Çıkan.

Whole number : Tam sayı. Tamsayı. Tüm sayı.

Fenders : Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Ocak veya şömine için metal perde. Çamurluk. Püskürten veya kovalayan kimse.

Buffer stop : Hortuvar. Kör yol tamponu.

Cardinal number : Sayal sayı. Asıl sayı. Asal sayı. Sayma sayısı. Asılsayı. Bir çokluğun birimlerini sayan sayı. bk. sıral sayı. Nicelik sayısı.

Minority : Azınlık. Reşit olmama. Ekalliyet. Azınlık oyu. Gayrireşitlik. Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ergin olmama. Yetişkin olmama. Azlık.

Countlessness : Saymanın ötesinde olan sayı. Sayısızlık.

Bumber synonyms : prime quantity, floating point number, multiplier factor, no., third power, fourth power, complex quantity, fixed point number, arity, ordinal number, oxidation number, pagination, cube, numerosity, car bumper, moused, difference, buffer, composite number, cardinality, factor, innumerableness, lineage, biquadratic, second power, fewness, packing, mouses, biquadrate, shock absorber, oxidation state, prime, multiplicand.

 

Bumber zıt anlamlı kelimeler, Bumber kelime anlamı

Majority : Oy çoğunluğu. Çoğunluk. Rüşt. Sayı farkı. Fark. Rüşt yaşı. Çokluk. Reşitlik. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yetişkinlik.

Minority : Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Reşit olmama. Ekalliyet. Gayrireşitlik. Azınlık. Azlık. Azınlık oyu. Yetişkin olmama. Ergin olmama.

Nonmember : Üye olmayan kimse. Üye olmayan kişi.