Corks türkçesi Corks nedir

  • Mantarla tıkamak.
  • Kara mantarla siyahlaştırmak.
  • Tıkaç.
  • Mantarla tapalamak.
  • Ağzını kapatmak.
  • Mantarla kapamak.
  • Mantar meşesi kabuğu.
  • Mantar.
  • Mantar (mantarmeşesinin kabuğu olan).
  • Tıpa.
  • Tıpalamak.
  • Tapa.
  • Mantar tıpa.

Corks ile ilgili cümleler

English: Does anybody here have a corkscrew?
Turkish: Tirbuşonu olan var mı?

English: Ali got the corkscrew out of the drawer and opened the bottle of wine that Mary had brought.
Turkish: Ali çekmeceden tirbuşonu çıkardı ve Mary'nin getirdiği şarap şişesini açtı.

English: Ali was glad that he'd bought a bottle of wine with a screw cap, since he couldn't find his corkscrew.
Turkish: Ali tirbuşonunu bulamadığı için vida kapaklı bir şarap şişesi getirdiğine memnun oldu.

Corks ingilizcede ne demek, Corks nerede nasıl kullanılır?

Corkscrew : Spiral. Tirbuşon hareketi yapmak. Sarmal. Helezon. Tirbuşon. Sarmal olarak kıvrılmak. Tapa burgusu. Burgu. Burmaç.

Corkscrew curls : Bukle. Lüle lüle saç.

Corkscrew stair : Helezon merdiven. Sarmal merdiven.

Corkscrewed : Sarmal olarak kıvrılmak. Burgu şeklini almış. Sarmal olarak kıvırmak.

Corkscrewing : Burgu şeklini alma. Sarmal olarak kıvırmak. Sarmal olarak kıvrılmak.

Cork oak : Mantar meşesi. Mantarmeşesi. Mantar ağacı. Sezü.

Corkscrewstair : Helezon merdiven.

 

Uncorks : Tıpasını çıkarmak. Tapasını çıkarmak (şişenin). Açığa vurmak. (şişenin) tıpasını açmak. Mantarını çıkarmak (şişenin). Atmak. Göstermek. Tıpasını açmak.

Corkscrews : Sarmal. Spiral. Tirbuşon hareketi yapmak. Tapa burgusu. Burgu. Burmaç. Tirbuşon. Sarmal olarak kıvrılmak. Helezon.

Cork paint : Mantarlı boya.

İngilizce Corks Türkçe anlamı, Corks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complex : Birbirine bağlı geniş bir bezemin (örnek: bir apartman katı) tam olarak kurulması durumu. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Bileşik şey. Karışık. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlük. Saplantı. Karmaşa. Tam bezem. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü.

Neck : Boynun arka yüzü. Berzah. Ense. Giysi boynu. Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi). Sarılmak. Boyun. Koklaşmak. Çalgının sap kısmı.

Obturator : Teşdit tertibatı. Engelleyen veya zorlaştıran şey. Tıkayan kimse veya şey. Gaz paftası. Obturatör. Kapatan kimse veya şey.

Manufacturing plant : Üretim tesisi. İmalathane. İmal eden fabrika. Fabrika. İmalatçı fabrika.

Wad : Tıkamak. Tomar. Demet. Deste. Tomar yapmak. Vatka koymak. Tutam. Tomar haline getirmek.

Tampons : Tıkamak. Tamponlamak. Tampon koymak. Tampon.

Embolus : Kan pıhtısı. Embolüs. Emboli. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisim. embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. tıkaç. Damar tıkantısı. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler. Embolus.

 

Stopcocks : Cam musluk. Valf. Ana musluk. Üç yönlü vana. Musluk. Vana. Üç yönlü musluk.

Refinery : Kalhane. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tasfiyehane. Rafineri. Dökümhane. Arıtımevi. Aritımevi. Arıtma yeri. Arıtımhane. Yeryağı ya da bitkisel yağların arıtıldıkları, karmaşık aygıtlar topluluğu; kuruluş.

Plant : Aşılamak (fikir). Yapımevi. Sıkıca yerleştirmek. Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü. (aletler, avadanlıklar, makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme). Ekmek. Çarpmak. Bırakmak. Yerleştirmek. Koymak. Yutturmak.

Corks synonyms : sewage disposal plant, industrial plant, disposal plant, regular army, army unit, reserve officers training corps, women's army corps, wac, rotc, stop a gap, packing plant, stopple, cork float, spills, emboli, bung, bungs, blights, fungi, cork, division, spill, blight, filler, mill, stopcock, building complex, army corps, packings, bottling plant, botts, packinghouse, smeltery.

Corks zıt anlamlı kelimeler, Corks kelime anlamı

Inactivity : Tembellik. Avarelik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Etkisizlik. Durgunluk.

Good : Uslu. Yararlı. Güzel. Sağlam. İyi. Dolu dolu. İyilik. Yarar. Doğruluk. Hayırlı.