Packing house türkçesi Packing house nedir

Packing house ingilizcede ne demek, Packing house nerede nasıl kullanılır?

Packing : Paketleme. İçerme, koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ambalaj kapları kullanarak değişik materyallerle sarılmaları ve/veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi. Sızma ipi. Hareketli parçalar arasından akışkanın sızmasını önleyen yağlı ip. Taş kama. Paketleme malzemesi. Sarma. Ambalaj kağıdı. Conta. Dolgu.

House : Konut. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Kendi evine almak. Kodak. Kamara. Yerleştirmek. Ev sağlamak. Ev. Eve yerleştirmek. Barındırmak.

Packing bolt : Salmastra cıvatası.

Packing box : Eşya sandığı. Ambalaj sandığı. Paketleme kutusu. Salmastra kutusu. Ambalaj kutusu. Tampon yuvası. Salmastra.

Packing by hand : Elle paketleme. Elle dolgu.

Packing case : Eşya sandığı. Sandık. Tahta sandık. Tahta kasa. Ambalaj sandığı.

İngilizce Packing house Türkçe anlamı, Packing house eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Packing house ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abattoirs : Kesimevi. Kesimevleri.

Canner : Konserveci.

Chandlers : Gemi levazımatçısı. Belirli türde mal veya malzeme satan kimse. Oklahoma eyaletinde şehir. Arizona eyaletinde şehir. Mumcu. Teksas eyaletinde şehir. Mum yapımcısı. Minnesota eyaletinde şehir.

Butchery : Kesimevi. İnsan kasaplığı. Kasaplık. Katliam. Kırım. Salhane.

Packing plant : Paketleme tesisi. Et işleme tesisi.

Clip of cartridges : Mengene. Otomatik bir tüfek veya silaha mühimmat kartuşlarını yüklemek veya tutmak için metal çerçeve veya konteynır. Şarjör.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi.

Stare : Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo. Gözü dalmak. Dik dik bakmak. Boşluğa bakmak. Gözlerini dikmek. Uzun uzun bakmak. Gözlerini dikip bakmak. Boş boş bakmak. Dikmek (gözlerini).

Canneries : Konserve yapılan yer.

Packing house synonyms : godowns, slaughterhouses, entrepot, godown, slaughterhouse, depots, canners, cellarage, storehouses, storehouse, shambles, warehouse, bunkered, altar, collecting tank, depot, butcheries, canning factory, warehouses, depositary, depository, ambry, bunker, cannery, chandler, arsenals, aumbry, bonded warehouse, auxiliary storage, arsenal, slaughter house, depositories.