Packing türkçesi Packing nedir

  • Conta.
  • Sızma ipi.
  • Ambalajlama.
  • Tıkaç.
  • Salmastra.
  • Tampon.
  • Paketleme.
  • Taş kama.
  • Ambalaj.
  • Hareketli parçalar arasından akışkanın sızmasını önleyen yağlı ip.
  • İçerme, koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ambalaj kapları kullanarak değişik materyallerle sarılmaları ve/veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi.
  • Paketleme malzemesi.
  • Dolgu.
  • Malı koruyan kap ya da madde.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Ambalaj kağıdı.
  • Sarma.
  • Sandıklama.
  • Sızdırmazlar.
  • Sarmalaç.

Packing ile ilgili cümleler

English: Ali is in his room, packing a suitcase.
Turkish: Ali odasında bir bavul topluyor.

English: Ali is in his room packing right now.
Turkish: Ali şimdi odasında bavul topluyor.

English: "Where's Tom?" - "In the other room, packing his bags."
Turkish: "Tom nerede?" - "Diğer odada, valizlerini hazırlıyor."

English: Ali is in his room packing up his stuff.
Turkish: Ali odasında eşyasını paketliyor.

English: Ali finished packing his suitcase.
Turkish: Ali valizini paketlemeyi bitirdi.

Packing ingilizcede ne demek, Packing nerede nasıl kullanılır?

Packing bolt : Salmastra cıvatası.

Packing box : Salmastra. Salmastra kutusu. Ambalaj kutusu. Paketleme kutusu. Tampon yuvası. Eşya sandığı. Ambalaj sandığı.

 

Packing by hand : Elle dolgu. Elle paketleme.

Packing case : Tahta sandık. Sandık. Eşya sandığı. Ambalaj sandığı. Tahta kasa.

Packing cord : Salmastra fitili.

Packing effect : Paketleme etkisi.

Packing density : Sıkıştırma yoğunluğu. Yoğunluğu. Kayıt yoğunluğu. Sızdırmazlık sıkılığı. Doldurma yoğunluğu. Paketleme yoğunluğu. Sızdırmazlık yoğunluğu.

Packing material : Dolgu gereci. Salmastra malzemesi. Dolgu malzemesi. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Sızdırmazlık malzemesi. Paket muhteviyatı. Evreler arasındaki değme yüzeyini artırmak amacıyla damıtma ve soğurma kulelerinin içine doldurulan cam, porselen gibi eylemsiz gereç.

Packing plant : Et işleme tesisi. Paketleme tesisi. Paketleme fabrikası.

Packing needle : Çuvaldız.

İngilizce Packing Türkçe anlamı, Packing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Packing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embosoming : Kaplama. Saklama. Kapatma. Örtme. Sarmalama.

Gusset : Guse. Peş eklemek. Verev takılan kumaş parçası. Destek. Köşelik. Ek. Peş. Payanda. Peş kumaş.

Encapsulation : Kapsüllenmiş olma durumu. Kuşatma. Kapsüllenme. Kapsül içine alma. Kapsülleme. Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Kapsüle saklanma. Giydirme.

Emboli : Kan pıhtısı. Embolus. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Emboli. Damar tıkantısı. Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus.

Gusseting : Peş kumaş. Guse. Peş. Köşebent. Destek. Köşelik. Verev takılan kumaş parçası. Payanda. Peş eklemek.

 

Botts : Fırın tıkacı. Bir sineğin asalak larvası. Curuf deliği tıkacı.

Bundlings : Paket yapma. Paket satış. Bohçalama. Çıkındaki destek. Desteleme. Gruplama. Çıkınlama.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Stuffing : Döşeme dolgusu. Özgüven. İçirik. Doldurma. Sızdırmazlık elemanı. Vatka. Kıtık. İç. Dolgu maddesi.

Packing synonyms : composition board, packings, stuff, advance per shift, mouse, stuffings, buffer, backfill, bundling, infestation, cement, sealing compound, bung, boxing, plug, enwrapping, envelopment, abandon, neck, cores, packaging, additional support, gaskets, excelsior, handlings, bumber, seal, seal ring, packs, encapsulations, acid treatment, fasciation, filler.

Packing ingilizce tanımı, definition of Packing

Packing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of one who packs.