Strainer türkçesi Strainer nedir

  • Gerici.
  • Süzek.
  • Kevgir.
  • Elek.
  • Lavabo, bulaşık teknesi v.b. araçların kirli su döşemesine bağlanmalarında kullanılan pirinç boru parçası.
  • Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç.
  • Filtre.
  • Süzgeç.
  • Bağlama ağızlığı.
  • Gergi.
  • Filtre elemanı.

Strainer ingilizcede ne demek, Strainer nerede nasıl kullanılır?

Air strainer : Hava süzgeci. Hava filtresi.

Exhaust strainer : Egzoz filtresi.

Fuel strainer : Yakıt süzgeci. Yakıt filtresi.

Gasoline strainer : Benzin süzgeci.

Oil strainer : Yağ süzgeçi. Yağ eleği. Yağ süzgeci. Yağ filtresi. Yağlama yağının içindeki büyük parçaları elemek için, kafes biçiminde telden ya da gözenekli metalden yapılmış elek.

Strained : Yapmacık. Kasılmış. Gerinimli. Zoraki. Gergin. Yorgun. Gerilmiş. Süzülmüş. Sahte. Gerili.

Constrainers : Zorlayan kimse. Kısıtlayan kimse. Mecbur eden kimse.

Constrainer : Kısıtlayan kimse. Mecbur eden kimse. Zorlayan kimse.

Trap strainer : Buhar süzgeci. Buhar borusundaki kirlerin aygıtlara girmesini önleyen süzgeç.

Strained caviar : Doymuş tuz çözeltisinde bir saat süreyle tutularak sertleştirilmiş, mersin balıkları yumurtalıklarının bir tarama eleği üzerinde ovma ve didiklemeyle yumurtalarından ayrılması, kanlı sularının elek altına yerleştirilen bir tülbentten süzülmesi, içme suyuyla yıkanmasıyla elde edilen yumurtalara ürotropin serpilerek, elle karıştırılmasıyla elde edilen mamul. Süzme havyar.

 

İngilizce Strainer Türkçe anlamı, Strainer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strainer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cullender : Bkz.colander.

Sifters : Delikli kap. Baharatlık. Un eleği. Un eleği (mutfakta kullanılan). Kalbur. Ağzı delikli kap. Elek makinesi. Kalburlayıcı. Eleyici.

Griddle : Alçak kenarlı demir tava. Sarsıntılı elek. Maden eleği. Döküm tava. Saplı tava. Demir tava. Ocak sacı. Saplı ızgara. Tel kalbur.

Tensioning : Germe.

Bluenose : Muhafazakar kimse. Muhafazakar. Bağnaz kimse. Bağnaz. Sofu. Gerici kimse. Tutucu. Tutucu kimse.

Tea strainer : Çay süzgeci.

Retrogrades : Geriye doğru giden. Yozlaşmak. Ters yön. Geri gitmek. Bozulmak. Dejenere olmak. Tersine giden. Kötüleşmek. Ters yönde dönmek.

Reactionary : Tepki gösteren. Mürteci. Tepkici. İrticacı. Tutuculuk. İrticai. Aşırı sağcı. Geriye yönelik. Eskiye dönülmesinden yana olan.

Involutes : Kasnak.

Bluenoses : Sofu. Tutucu kimse. Tutucu. Muhafazakar. Muhafazakar kimse. Bağnaz. Gerici kimse. Bağnaz kimse.

Strainer synonyms : colored filter, colanders, obscurant, puritanical, colander, fine screen house, precipitator, percolator, stick in the mud, strainers, skimmers, percolators, floor drain, griddles, screen, tenter, retrogressive, filter, retrograded, spreader, mustache, drainer, filter tip, infiltrator, grizzlies, tonus, guying, moustache, guy, reactionist, leaches, stretcher, filtering.

Strainer ingilizce tanımı, definition of Strainer

Strainer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who strains.