Griddle türkçesi Griddle nedir

  • Döküm tava.
  • Tel kalbur.
  • Maden eleği.
  • Alçak kenarlı demir tava.
  • Saplı tava.
  • Sarsıntılı elek.
  • Saplı ızgara.
  • Elek.
  • Ocak sacı.
  • Demir tava.

Griddle ile ilgili cümleler

English: Teflon griddles are nearly unusable.
Turkish: Teflon saplı ızgaralar neredeyse kullanılmaz.

Griddle ingilizcede ne demek, Griddle nerede nasıl kullanılır?

Be on the griddle : Zor durumda olmak.

Griddlecake : Tava keki. İki tarafı da kızartılan düz yuvarlak hamur parçası. Küçük börek. Gözleme.

Griddlecakes : Küçük börek. Gözleme. Tava keki. İki tarafı da kızartılan düz yuvarlak hamur parçası.

Griddles : Döküm tava. Elek. Sarsıntılı elek. Maden eleği. Tel kalbur. Demir tava. Alçak kenarlı demir tava. Ocak sacı. Saplı ızgara. Saplı tava.

Hagridden : Sabit fikre kapılmış. Uğursuz bir kabusa kapılmış. Büyüye kapılmış.

Axis grid lines : Eksen ızgara çizgileri.

Axis grid line : Eksen ızgara çizgileri.

Grid x : X kılavuzu.

Grid settings : Izgara ayarları. Kılavuz ayarı. Kılavuz ayarları.

Grid lines : Izgara çizgileri. Kılavuz çizgileri.

İngilizce Griddle Türkçe anlamı, Griddle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Griddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sifter : Kalburlayıcı. Un eleği (mutfakta kullanılan). Eleyici. Üstü delikli kap. Un eleği. Ağzı delikli kap. Baharatlık. Kalbur. Elek makinesi.

 

Strainers : Süzgeç. Kevgir. Süzek. Gerici. Filtre elemanı. Gergi. Filtre.

Grizzlier : Boz. Kırlaşmış. Kalbur. Boz (renk). Boz ayı. Kır. Bozayı. Izgara. Gri.

Fry : Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Kızartma. Kavurmak. Çoluk çocuk. Elektrikli sandalyede idam etmek. Kızartmak. Kızartılmış yiyecek. Yavru balık. Kızarmak. Yağda kızarmak.

Cooking utensil : Mutfak takımı. Mutfak aletleri. Yemek pişirme malzemesi.

Grid : Şebeke. Sistem. Parmaklık. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer. Çıngı şebekesi. Haritayı karelere bölme sistemi. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit.

Strainer : Bağlama ağızlığı. Filtre elemanı. Süzek. Gergi. Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç. Kevgir. Lavabo, bulaşık teknesi v.b. araçların kirli su döşemesine bağlanmalarında kullanılan pirinç boru parçası. Gerici. Filtre.

Grizzlies : Bozayı. Kalbur. Izgara. Boz. Boz ayı. Gri. Kırlaşmış. Boz (renk). Kır.

 

Shadow mask : Maskeleme tabakası. Bir katot ışını monitöründe görüntülenen resimdeki bozulmayı azaltan metal ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Maske. Elektron demetlerinin rengine göre, görüntülükteki üçlü noktalardan gerekenlerin uyarılması sonucu, katmalı renk işleminin gerçekleştirilmesi için renkli almaçlarda görüntülüğün iç çeperinin önünde yer alan, üzerinde yaklaşık 400.000 delik bulunan çelik örtü. Delikli maske. Gölge maskesi.

Griddle synonyms : jigging screen, grizzliest, sieve, griddles, sifters, cookware.

Griddle ingilizce tanımı, definition of Griddle

Griddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An iron plate or pan used for cooking cakes.