Sifter türkçesi Sifter nedir

  • Elek makinesi.
  • Elek.
  • Ağzı delikli kap.
  • Delikli kap.
  • Eleyici.
  • Üstü delikli kap.
  • Un eleği.
  • Kalburlayıcı.
  • Baharatlık.
  • Kalbur.
  • Un eleği (mutfakta kullanılan).

Sifter ingilizcede ne demek, Sifter nerede nasıl kullanılır?

Tarama sifter : Balık yumurtalıklarından yumurtaların ayrılması için ovalama ve didikleme işleminde kullanılan kıldan yapılmış elek. Tarama eleği.

Sifters : Elek makinesi. Delikli kap. Eleyici. Ağzı delikli kap. Kalbur. Elek. Kalburlayıcı. Baharatlık. Un eleği (mutfakta kullanılan). Un eleği.

Sifted : Elekten geçirilmiş. Elenmiş. Elekten geçen. Eleme. Kalburdan geçirme. Filtreleme.

Unsifted : Elenmemiş. Süzülmemiş. Filtre edilmemiş.

Sift out : Elemek. Elekten geçirmek. Eleyerek ayıklamak. Ortaya çıkarmak.

Sifting : Kalburdan geçirme. Elekten geçirme. Ayıklama. Eleyip ayırma. Gözden geçirme. İnceleme. Eleme. Sepeleme.

Sift through : Tetkik etmek. Gözden geçirmek. Elekten geçirmek. Elemek. İnceleyerek okumak. İncelemek.

Analytico synthetic classification : Sınıflama dizgesinde yer almamış özel bir konunun, türlü öğelerden yararlanarak sınıflandırılmasını sağlayan bir yöntem. (ranganathan'ın iki nokta sınıflama yöntemi gibi.). Ayrımsal biçimli sınıflama.

Sifts : Kalburlamak. İyiyi kötüyü ayırmak. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Elemek. Kalburdan geçirmek. İnce eleyip sık dokumak. İncelemek. Titizlikle araştırmak. Kevgirle serpmek.

 

Sifting sort : Elemeli sıralama.

İngilizce Sifter Türkçe anlamı, Sifter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sifter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grizzlier : Boz. Bozayı. Kırlaşmış. Boz (renk). Izgara. Kır. Boz ayı. Gri.

Strainers : Süzgeç. Kevgir. Filtre. Filtre elemanı. Gergi. Gerici. Süzek.

Ethmos : Etmos.

Shadow mask : Maske. Maskeleme tabakası. Gölge maskesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron demetlerinin rengine göre, görüntülükteki üçlü noktalardan gerekenlerin uyarılması sonucu, katmalı renk işleminin gerçekleştirilmesi için renkli almaçlarda görüntülüğün iç çeperinin önünde yer alan, üzerinde yaklaşık 400.000 delik bulunan çelik örtü. Delikli maske. Bir katot ışını monitöründe görüntülenen resimdeki bozulmayı azaltan metal ekran.

Shaker : Çalkalayıcı. Tuzluk. Biberlik. Çalkalama kabı. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz. Karıştırıcı. Amerika'da bir tarikatın üyesi. Kokteyl karıştırma kabı.

Grizzliest : Boz ayı. Kır. Kırlaşmış. Boz (renk). Bozayı. Boz. Izgara. Gri.

Screen : Eleme yapmak. Karşı oyuncuların topa vuranı görmesine engel olma. Sahnenin, oyunu engellemeyecek bir yerine konulan ve film ya da diya yansıtmakta kullanılan ak gergi. Siper etmek. Taramak (iyiyi kötüden ayırt etmek amacıyla). Bürgü. Saklamak. Perde ile ayırmak. Oynatmak (film). Göstermek.

Sieve : Kalburlamak. Elekten geçirmek. Süzgeç. Boşboğaz. Ot sepeti. Kevgir. Elemek.

 

Griddle : Sarsıntılı elek. Saplı tava. Döküm tava. Ocak sacı. Alçak kenarlı demir tava. Demir tava. Tel kalbur. Saplı ızgara. Maden eleği.

Sifter synonyms : sifters, grizzlies, riddle, griddles, cruet, screener, cruets, screeners, eliminative, riddles, strainer.

Sifter ingilizce tanımı, definition of Sifter

Sifter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, sifts.