Strawberry türkçesi Strawberry nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Uyuşturucu karşılığı seks yapan kadın.
  • Gülgiller (rosaceae) familyasından, meyveleri yalancı agregat tipte, yaprakları trifoliat, meyveleri yendiği için kültürü yapılan, toprak üstü kısmı stolonlu çok yıllık, otsu melez bir bitki.
  • Çilek.
  • Çilekli.
  • Yüzdeki kırmızı leke.
  • Kırmızı burun.

Strawberry ile ilgili cümleler

English: I like strawberry ice cream.
Turkish: Çilekli dondurmayı seviyorum.

English: Ali spread some strawberry jam on a slice of bread.
Turkish: Ali bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.

English: This is the first time I've seen a strawberry this huge.
Turkish: Böyle kocaman bir çileği ilk defa görüyorum.

English: Ali sliced each strawberry carefully.
Turkish: Ali her çileği dikkatle dilimledi.

English: Ali dropped a strawberry on the floor and Mary stepped on it.
Turkish: Ali yere bir çilek düşürdü ve Mary onun üstüne bastı.

Strawberry ingilizcede ne demek, Strawberry nerede nasıl kullanılır?

Strawberry jam : Çilek reçeli.

Strawberry mark : Kırmızı leke (yüzde). Yüzdeki kırmızı leke.

Strawberry tongue : Paslı dil (hastalıktan). Kırmızı lekeli dil.

Strawberry tree : Kocayemiş. Dağçileği. Kocayemiş ağacı.

Common strawberry : Gülgiller (rosacea) familyasından, olgun meyveleri yenen ya da reçeli yapılan, çok yıllık, sürünücü, beyaz çiçekli, otsu bir bitki. yabani çilek. Dağ çileği.

 

Wild strawberry : Dağ çileği. Yaban çileği. Yabani çilek.

Strawboard : Saz levha. Kaba mukavva. Kamış levha.

Strawberryfootrot : Sütten kesilen kuzularda bacakların alt kesimlerindeki kıllıderide nokta tarzında kanamaler içeren yüzeysel ülserlerle ve bu durumuyla çilek görünümünü andıran dermatophilus türü mantarlar tarafından oluşturulan, genelikle ölümcül bir ayak enfeksiyonu. hastalığın piyetenle veya ayak çürüğüyle bir ilgisi yoktur. Kırmızı renkli ayak çürüğü.

Strawberries : Kırmızı burun. Çilek.

İngilizce Strawberry Türkçe anlamı, Strawberry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strawberry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Berrying : Meyve toplamak. Taneli ufak meyva. Dut. Meyve (dutsu). Böğürtlen. Meyve dutsu. Dut toplamak. Yumuşak meyve. Kiraz gibi meyveler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Berried : Meyve (dutsu). Meyve toplamak. Taneli ufak meyva. Yumuşak meyve. Meyve dutsu. Dut toplamak. Etli ve zarlı kabuksuz meyve. Kiraz gibi meyveler. Böğürtlen.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Strawberry synonyms : hemangioma simplex, garden strawberry, fragaria ananassa, cultivated strawberry, strawberries, abambulacral area, nevus, birthmark, aardvarks, a cell, abramis zone, a chromosome, aardvark, abo blood groups system, abiotic environment, strawberry mark, berry, acacia.

Strawberry ingilizce tanımı, definition of Strawberry

Strawberry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fragrant edible berry, of a delicious taste and commonly of a red color, the fruit of a plant of the genus Fragaria, of which there are many varieties. Also, the plant bearing the fruit. The common American strawberry is Fragaria virginiana. The European, F. vesca. There are also other less common species.