Structurize türkçesi Structurize nedir

Structurize ingilizcede ne demek, Structurize nerede nasıl kullanılır?

Structuring : Planlamak. Yapılaşma. Yapılanma. Bilgi sağlama yollarının ölçünlenmesi amacıyla bir soru ya da sınara, bir gözlem ya da ölçme aracına yapısal biçim ve bütünlük kazandırma. Yapılaştırma. Bütün olarak düşünmek.

Classificatory structuring : Bir değişkenin çeşitli değerlerine ilişkin ve birbirinden bağımsız seçenekler arasından bir ya da birkaçının seçilmesini isteyerek yanıtları bu seçeneklere göre bölütlere ayıran yapılaştırma işlemi. Bölütleyici yapılaştırma.

Restructuring : Yeniden yapılandırma. Yeniden yapılandırılma.

Structural : Strüktüral. Bünyesel. Kayaçsal. Yapı. Strüktürel. Yapısal. Organik.

Structural adjustment facility : Yapısal uyum kolaylığı. En düşük gelirli azgelişmiş ülkelerdeki ödemeler dengesi sorunlarını gidermek için yapısal uyum programlarının uygulanması koşuluyla verilen, başarım ölçütleri belirlenerek, uygulama başarısı gerçekleştikçe dilimler halinde beş buçuk ile on yıl arasında vadelerle 1986 yılında uluslararası para fonu’nun yarattığı kredi mekanizması çerçevesinde dünya bankası ile işbirliği içinde kullandırılan krediler.

Structural auction model : Yapısal müzayede modeli.

 

Structural balance : Yapısal denge. Bir öğeciğin dış eksicik kabuğu, doldurulduğunda oluşan denge.

Structural change : Strüktürel değişme. Yapısal değişim. Yapısal değişiklik.

Structural capital : İşletme çalışanlarının verimliliğini destekleyen donanım, yazılım, veri tabanları, örgütsel yapı, buluş belgeleri, markalar ve bunun gibi ögelerden oluşan bir fikri sermaye türü. krş. beşeri sermaye, müşteri sermayesi. Yapısal sermaye.

Structural break model : Yapısal kırılma modeli.

İngilizce Structurize Türkçe anlamı, Structurize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Structurize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Computer architecture : Bilgisayar mimarisi. Bilgisayarların değişik bileşenlerini programlama yöntemi. Bilgisayar yapısı.

Fabric : İskele. İnşa. Yapı. Kumaş. Bünye. Dokuma. Bez. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Nesiç.

 

Building complex : Binalar kompleksi. İnşaat kompleksi. Site.

Framework : Karkas. Esas yapı. Yapı. Çatı. Sistem. Taslak. Çerçeve. İskelet. Kafes. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram.

Set back : İlerlemesini engellemek. Geciktirmek. Patlamak. Geri almak. Geride bırakmak. Çok katlı bir yapının her katında yer alan birimlerin, düzdizim çizgisi üzerinde olmasını gerektirmeyen, kimilerinin, ötekilerin bolca ışık ve hava almasına olanak sağlamak üzere daha geride yapılabilmelerine olanak veren kentbilim kuralı. Düzdizimsel ayrıklık. Ötelemek. Geriye almak (saat). Mal olmak.

Impedimenta : Eşya. Levazım. Ağırlıklar. Yük. Yürüyüşe engel olan eşya.

Bridge : (aradaki) boşluğu doldurmak. Işıklama köprüsü. Tellerin gövde üzerinde durmasını sağlayan metal parça. Köprü kurmak. Arayı kapatmak. Işıklamanın yönetildiği ya da düzenlendiği sahne ağzının üstünde ve iç yanındaki köprü. Sahne içinde ya da yanında inip çıkan düzey. bu sahne değişimleri için kullanılır. Köprü oluşturmak. Kukla köprüsü. İpli kuklanın oynatılmasında kullanılan küçük köprü.

Volute : Salyangoz. Sarmal yapı. Sarmal. Başlık kıvrımı. Telli çalgılardaki tel gerilimine karşı sapa dayanıklılık sağlamak için sap ile kafanın birleştiği yerin arkasında oluşturulan çıkıntı. Helezoni deniz kabuğu. Sarmal (cisim). Kıvrım. Kıvrımlı. Volüt.

Guide : Öncülük etmek. Kuyu kılavuzu. Yönetmek. Kılavuz. Kılavuzluk etmek. Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi. İdare etmek. Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt. Önderlik etmek. Sevketmek.

Substructure : Yapıcık. Alt yapı. Altyapı. Yeraltı inşaatı. Özül. Alt strüktür. Temel. Taban.

Structurize synonyms : shipway, airdock, lookout station, physical composition, sports stadium, repair shed, cytoarchitectonics, cardcastle, post and lintel, cytoarchitecture, card house, supporting structure, defensive structure, cardhouse, living accommodations, understructure, transept, bascule, deathtrap, complex, weapons platform, observation tower, defence, stadium, slipway, sign, divider, prefab, quoin, body, composition, monument, wind tunnel.

Structurize zıt anlamlı kelimeler, Structurize kelime anlamı

Structurize antonyms : natural object.