Structural türkçesi Structural nedir
- Bünyesel.
- Kayaçsal.
- Yapısal.
- Yapı.
- Strüktürel.
- Organik.
- Strüktüral.
Structural ile ilgili cümleler
English: Chomsky is a structural linguist.
Turkish: Chomsky bir yapısal dil bilimcidir.
English: Esperanto is not only nominally but also structurally an international language.
Turkish: Esperanto sadece nominal olarak değil aynı zamanda yapısal olarak da uluslararası bir dildir.
English: Climate change, civil war, financial hardship, and infrastructural chaos have all caused turmoil in this country.
Turkish: İklim değişimi, iç savaş,finansal zorluk ve altyapısal kaosun hepsi bu ülkede karışıklığa neden olmuştu.
Structural ingilizcede ne demek, Structural nerede nasıl kullanılır?
Structural adjustment facility : Yapısal uyum kolaylığı. En düşük gelirli azgelişmiş ülkelerdeki ödemeler dengesi sorunlarını gidermek için yapısal uyum programlarının uygulanması koşuluyla verilen, başarım ölçütleri belirlenerek, uygulama başarısı gerçekleştikçe dilimler halinde beş buçuk ile on yıl arasında vadelerle 1986 yılında uluslararası para fonunun yarattığı kredi mekanizması çerçevesinde dünya bankası ile işbirliği içinde kullandırılan krediler.
Structural adjustment loans : Gelişmekte olan ülkeleri etkileyen ödemeler dengesi sorunlarını çözmek, iktisadi dengesizlikleri giderebilmek için uygulanacak olan kalkınma politikası ve yapısal konuları içeren makro ve mikro iktisadi programları desteklemek amacıyla verilen, belirlenen hedeflere ulaşıldıkça karşılığı olan kredi diliminin serbest bırakılmasına dayanan, dünya bankasının 1980 yılında uygulamaya başlattığı ve vadesi üç ile beş yıl arasında değişen krediler. Yapısal uyum kredileri.
Structural auction model : Yapısal müzayede modeli.
Structural balance : Bir öğeciğin dış eksicik kabuğu, doldurulduğunda oluşan denge. Yapısal denge.
Structural break : Yapısal kırılma.
Structural change : Yapısal değişim. Yapısal değişiklik. Strüktürel değişme.
Structural break model : Yapısal kırılma modeli.
Structural coefficients : Yapısal katsayılar.
Structural capital : Yapısal sermaye. İşletme çalışanlarının verimliliğini destekleyen donanım, yazılım, veri tabanları, örgütsel yapı, buluş belgeleri, markalar ve bunun gibi ögelerden oluşan bir fikri sermaye türü. krş. beşeri sermaye, müşteri sermayesi.
Structural design : Statik tasarım. Bir yapının tümünün uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak tasarısının, kesitinin, görünüşünün ve görüngesinin çizilmesi işlemi. bu işlem sonucunda ortaya çıkan çizem. ülkede uygulanmakta olan yapı ölçünlerine göre bir yapının türlü öğeleri arasındaki ilişkileri kurma ve bunu bir tasarı üzerinde gösterme, bk. tasar-çizim. Yapısal tasarım. Strüktür tasarımı. İnşaat projesi. Yapı tasarımı.
İngilizce Structural Türkçe anlamı, Structural eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Structural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Artefact : Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay olgu. Yapay doku. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapaylık. İnsan yapımı. İnsan eliyle yapılan şey. Eser.
Blooding : Asalet. Adam öldürme. Soy. Dem. Kan bağı. Akrabalık. Kan. Huy.
Beings : Olma. Varlık. Yaradılış. Varoluş.
Chemistry : Kimya. Kimya bilimi. Madde yapısı. Özdeklerin temel yapılarını, bileşimlerini, dönüşümlerini; çözümleme, bireşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim dalı. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Simi. Kimyası. Kemistri. Yalınç cisimlerin özelliklerini, bu cisimlerin molekülce birbiri üzerindeki etkilerini ve bu etkileşimden ortaya çıkan bileşimleri inceleyen bilim. öğrencilere doğayı oluşturan özdeklerin yapısını, bu özdeklerin hangi koşullar altında ve hangi ilkelere göre birleştiğini ve değiştiğini anlatmak; kimyanın bugünkü uygarlığa ve teknik gelişmelere olan katkısını açıklamak; kimya olayları ile canlıların yaşayışı arasındaki sıkı bağları göstermek amacıyla orta dereceli okullarda okutulan ders.
Bdg : Bina. Building (bina).
Anatomical : Anatomiyle ilgili. Yapıbilimsel. Anatomi ile ilgili. Anatomik.
Organic : Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler. Uzvi. Bedensel. Esasi. Kökeni bitkisel ve hayvansal olan (özdek). Organlara ait. Canlı organizmadan elde edilen, yapısında karbon içeren. organlardan oluşmuş yapı gösteren. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğuştan.
Bloodings : Dem. Soy. Kan. Kan bağı. Akrabalık. Adam öldürme. Huy. Asalet.
Chemistries : Doğal etkileme. Kimya bilimi. Kemistri. Madde yapısı. Kimyası. Kimya. Simi.
Structural synonyms : organical, constructional, constitutionals, constitutional, build, blood, being, constructive, bldg, constitutive, idiosyncratic, bloods, structured, building, tectonic, architectures, artifact, architecture.
Structural zıt anlamlı kelimeler, Structural kelime anlamı
Destructive : Yok edici. Yıkıcı. Yıkıntılı. Bozucu. Zararlı. Tahripkar. Kıran. Destrüktif. Tahrip edici.
Nonfunctional : İşlevsel olmayan. Göstermelik. Fonksiyonel olmayan. İşlevsiz. Çalışır durumda olmayan.
Structural ingilizce tanımı, definition of Structural
Structural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a structural error. Of or pertaining to structure. Affecting structure.

Bu kısımda Structural kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Structural ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Structural anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Structural ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.