Structural adjustment loans türkçesi Structural adjustment loans nedir

  • Gelişmekte olan ülkeleri etkileyen ödemeler dengesi sorunlarını çözmek, iktisadi dengesizlikleri giderebilmek için uygulanacak olan kalkınma politikası ve yapısal konuları içeren makro ve mikro iktisadi programları desteklemek amacıyla verilen, belirlenen hedeflere ulaşıldıkça karşılığı olan kredi diliminin serbest bırakılmasına dayanan, dünya bankası’nın 1980 yılında uygulamaya başlattığı ve vadesi üç ile beş yıl arasında değişen krediler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yapısal uyum kredileri.

Structural adjustment loans ingilizcede ne demek, Structural adjustment loans nerede nasıl kullanılır?

Structural : Organik. Strüktüral. Yapısal. Strüktürel. Yapı. Bünyesel. Kayaçsal.

Adjustment : Ayar. Bireyin çevreyle olan ilişkisinde sorun yaratmayan denge durumu ya da bir bününü oluşturan öğelerin birbirine ya da baskın öğeye uygunluğu. Güvence için ödenecek paranın saptamı; gemi, yük ve taşıma ücreti gibi konularda ilgililerin sayışımlarını tanıtlayan işlemli belge. Bireyin, çevresel koşullara ya da değerlere ruhsal bakımdan kendini uydurması süreci. organizmanın, varlığını sürdürebilmesi için gerekli değişmelerle kendini çevre koşullarına göre ayarlaması. Ayarlama. Düzenleme. Uydurma. Tashih. Tasfiye. İntibak.

 

Loans : Borçlar. İkrazlar. Ödünç vermek.

Structural adjustment facility : Yapısal uyum kolaylığı. En düşük gelirli azgelişmiş ülkelerdeki ödemeler dengesi sorunlarını gidermek için yapısal uyum programlarının uygulanması koşuluyla verilen, başarım ölçütleri belirlenerek, uygulama başarısı gerçekleştikçe dilimler halinde beş buçuk ile on yıl arasında vadelerle 1986 yılında uluslararası para fonu’nun yarattığı kredi mekanizması çerçevesinde dünya bankası ile işbirliği içinde kullandırılan krediler.

Enhanced structural adjustment faclity : Yapısal uyum kolaylığının düşük gelirli azgelişmiş ülkelerin gereksinim duydukları güçlü ve ayrıntılı yapısal uyum programlarının uygulanmasında yetersiz kalması yüzünden yeni kredi mekanizması yaratmak amacıyla düşük gelirli ülkeler dışında kalan üye ülkelerin bağışlarıyla uluslararası para fonu’nun bünyesinde oluşturulan güçlendirilmiş yapısal uyum kolaylığı fonu kaynaklarıyla, 1987 yılında yaratılan kredi mekanizması. Güçlendirilmiş yapısal uyum kolaylığı.

Sectoral adjustment loans : Kesimsel uyum kredileri. Dış ticaret hadlerindeki bozulma, reel faiz oranlarının yükselmesi, uluslararası borç krizinin patlaması ve dünya çapındaki durgunluğun genişlemesi gibi nedenlerle yapısal uyum kredilerinin üç-beş yılda tamamlanamaması üzerine kapsamının genişletilerek mali, ticari, tarım, enerji, sanayi, kamu kesimi gibi alanlara yönelik kesimsel reformların gerçekleştirilmesi amacıyla 1980’lerin ortasından itibaren gelişmekte olan ülkelere dünya bankası tarafından verilen krediler.

 

İngilizce Structural adjustment loans Türkçe anlamı, Structural adjustment loans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Structural adjustment loans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Sals : Çin'de yaşayan etnik bir grup. Sal. Monguor.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Structural adjustment loans synonyms : a pass through certificate, a change in demand, a shift in demand, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a type mutual funds.