Sublimating türkçesi Sublimating nedir

  • Uçuntu.
  • [#yüceltme Yüceltmek].
  • [#arıtma Arıtmak].
  • Arıtma.
  • Yüceltmek (isteği).
  • Süblimleştirmek.
  • Katı durumdan gaz durumuna geçirmek.
  • Yüceltme.
  • Yükseltme.
  • Süblime.
  • Bilinçaltındaki güdüleri iyiye yönlendirmek.

Sublimating ingilizcede ne demek, Sublimating nerede nasıl kullanılır?

Sublimation : Uçunlaşım. Katıyı sıvı haline gelmeden gaz haline getirme. Özdeğin belli basınç ve sıcaklık koşullarında katı evreden, doğrudan gaz evreye geçmesi. Bilinçaltındaki güdüleri iyiye yönlendirme. Donma ve buharlaşma gizli ısılarının toplamı olan ısı. Uçunum. Katının ergimeden buhara dönüşmesi olayı. Eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süblimleşmek işi. Güdüleri iyiye yönlendirme.

Sublimations : Yüceltme. Ulvileştirme. Uçunlaşım. Süblimleştirme. Süblimleşme. Uçunma. Arıtma. Yükseltme. Güdüleri iyiye yönlendirme. Katıyı sıvı haline gelmeden gaz haline getirme.

Heat of sublimation : Uçunum ısısı. Ergimeden buharlaşan katı özdeğin, birim ağırlık başına aldığı ısı. Ağınma ısısı. Süblimasyon ısısı. Buharlaşma ısısı. Süblimleşme ısısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Sublimate : Arıtmak. Uçuntu. Tasfiye etmek. Süblimleştirmek. Yüceltme. Yükseltme. Yüceltmek. Katı durumdan gaz durumuna geçirmek. Arıtma. Yüceltmek (isteği).

 

Sublimated : Katı durumdan gaz durumuna geçirmek. Süblimleştirmek. Yüceltmek. Bilinçaltındaki güdüleri iyiye yönlendirmek. Süblime.

Corrosive sublimate : Süblime. Aşındırıcı madde (süblime). Biklorit. Aksülümen. Sülümen. Civa klorür.

Sublimates : Katı durumdan gaz durumuna geçirmek. Arıtmak. Süblimleştirmek. Yükseltme. Yüceltmek (isteği). Yüceltmek. Arıtma. Süblime. Uçuntu. Yüceltme.

İngilizce Sublimating Türkçe anlamı, Sublimating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sublimating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dignifies : Değer vermek. Paye vermek. Şeref vermek. Onurlandırmak. Büyütmek.

Elevating : Terfi ettirme. İhya edilmiş. Moralini yükseltme. Bir üst makama atama. İhya etme. Yükseltilmiş. Övülmüş. Yükseğe çıkarılmış. Kaldırma.

Sublimed : Bilinçaltındaki güdülerini iyiye yöneltmek. Süblimleşmek. Yükselmek. Yücelmek. Ulvileşmek.

Ennoblement : Soylu yapma. Asalet verme.

Depurant : Kirliliğini ortadan kaldırma. Temizleme. Depürant. Saflaştırma.

Clarifying : Aydınlatan. Aydınlanmak. Durulmak. Arınmak. Temizlenmek. Temizleme. Temizlemek. Berraklaştırma. Berraklaştırmak.

Aggrandizement : Çoğaltma. Abartma. Agrandisman. İtibarını yükseltme. Büyütme.

Exalting : Güçlendirmek. Artırmak. Gururlandırmak. Övmek. Heyecanlandırmak. Yükseltmek.

Canonizes : Takdis etmek. Aziz ilan etmek. Azizler listesine almak. Azizlik mertebesine yükseltmek. Kutsamak.

Sublimate : Tasfiye etmek.

Sublimating synonyms : emblazonment, heightening, sublimates, clarify, exquisiteness, defecate, glorification, clarifications, cleanings, canonizing, canonised, converts, ennobling, expurgations, cleans, clarified, defecates, decontaminations, amplification, clearance sale, finings, defecating, mercuric chloride, clarification, exaltation, cleanse, modification, sublimated, escalation, decontamination, abstersion, sublimes, extolling.