Depurant türkçesi Depurant nedir
- Saflaştırma.
- Arıtma.
- Kirliliğini ortadan kaldırma.
- Temizleme.
- Depürant.
Depurant ingilizcede ne demek, Depurant nerede nasıl kullanılır?
Depurate : Arıtmak. Tasfiye etmek. Temizlemek. Temizlenmek.
Depurated : Temizlenmek. Temizlemek. Arıtmak. Tasfiye etmek.
Depuration : Temizlenme. Temsilciler heyeti. Temizleme. Depürasyon.
Depurative : Depüratif. Temizleme maddesi.
Depurator : Depürator.
Deputations : Murahhas heyet. Vekalet. Heyet. Temsilci atama. Delegeler. Temsilciler heyeti. Vekaleten işleri yürütme. Delegasyon.
Deputes : Vekil atamak. Atamak. Vekil tayin etmek. Tevkil etmek. Yetki vermek.
Depute : Atamak. Yetki vermek. Vekil tayin etmek. Vekil atamak. Tevkil etmek.
Deputative : Delegasyonla ilgili. Vekalete özgü. Temsilci.
Deputational : Delegasyona özgü. Temsilciler heyeti. Delegasyon. Temsil etmek üzere gönderilmiş (delegasyon veya temsilci gibi). Temsilciler heyetiyle ilgili.
İngilizce Depurant Türkçe anlamı, Depurant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Depurant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Expurgation : Sansür.
Purification : Bir karışımdaki protein ve nükleik asit gibi büyük organik moleküllerin bireysel düzeyde elde edilmesi işlemi, pürifikasyon. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tasfiye. Halk gelenek ve göreneklerine ilişkin, şu ya da bu yoldan kirlendiği varsayılan kişi, hayvan ve eşyaları, bu pisliklerden arıtma amacıyla başvurulan ateşe tutma, yakma, tütsüleme, yıkama, su püskürtme, kurban kesme, büyülü sayı ve formül kullanma gibi halk uygulamalarının tümü. bk. halk uygulaması. Pürifikasyon. Arınma. Temizleme ya da arıtma.
Decontamination : Kirlilik giderme. Dezenfekte. Bulaşmayı giderme, temizleme. Dekontaminasyon. Kir giderme. Sağlıklı hale getirme. Bir maddedeki zararlı radyoaktif cisimleri ayırmak.
Abstersion : Temizlemek. Abstersiyon. Arındırma. Arıtım.
Distillation : Öz. Damıtık madde. Taktir. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. Distilasyon. Ana fikir. İmbikten çekme. Damıtım.
Ablution : Gusül. Yıkanma. Yıkama. Abdest. Boy abdesti. Aptes.
Finings : Durulama. Rafine etme. İnceltme. Gazsızlanma süreci.
Clearance sale : İndirimli satış. Tasfiye satışı. Iskontolu satış. Seri sonu mallar. Bir tecim kuruluşunun batması, kapanması gibi nedenler üzerine sayışımların kesilmesi ve alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen oranlı tutarın verilmesi. Seri sonu ürünler. Mevsim sonu satışı. Kullanılmayan malların elden çıkartılması için yapılan satış.
Fining : İnceltme. Alkol veya şarabı arıtma ve filtreleme. Durultma. Rafine etme. Erimiş camdan çözünmemiş gazların alınması. Gazsızlanma süreci. Durulama.
Clarification : Açıklığa kavuşma. Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Açılma. Belirtme. Açıklığa kavuşturma. Durulma. Durultma. Açıklama.
Depurant synonyms : will durant, william james durant, idealisation, expurgations, exquisiteness, cleanups, decontaminations, cleaning, cleansing, clearance, clarifications, cleanings, depuration, idealisations, distillations, clearances, degreasing, clarifying.
Depurant ingilizce tanımı, definition of Depurant
Depurant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Depurative.

Bu kısımda Depurant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Depurant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Depurant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Depurant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.