Succuss türkçesi Succuss nedir

  • Akıntı olasılığını anlamak amacıyla hastayı sallamak.
  • Şiddetle sallamak.

Succuss ingilizcede ne demek, Succuss nerede nasıl kullanılır?

Succussion : Süksüsyon. Özellikle göğüste su olup olmadığını anlamak için hastayı sarsma.

Succussion sounds : Süksüsyon sesleri. Şırıltı sesleri. göğüs zarı boşluğunda, kalp kesesi vb. boşluklarda sıvı yanında hava veya gaz bulunduğunda hastayı sarsınca oluşan ses.

Succus : Suküs.

Succubi : Sukkubus. Şeytan.

Succubus : Sukkubus. Şeytan.

Succulent fruit : Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve. Etli meyve.

Succulent : Özlü. Lezzetli. Dinç. Dolgun. Sulu. Kart olmayan (et). Etli. Taze ve sulu (meyve vb). (meyve vb) sulu. Sukulent.

Succumbing : Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Dayanamamak. Boyun eğmek. Yenilmek. Yenik düşmek. Ölmek. Pes etmek. Çökmek. Karşı koyamamak. Direnememek.

Succulently : Lezzetli bir şekilde. Özlü bir şekilde. Dolgun bir şekilde. Dinç bir şekilde.

Succumb : Yenik düşmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Pes etmek. Yenilmek. Direnememek. Karşı koyamamak. Yenik düşmek (hastalığa). Boyun eğmek. Ölmek. Çökmek.

İngilizce Succuss Türkçe anlamı, Succuss eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succuss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agitate : Ortalığı karıştırmak. Telaşlandırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Galeyana getirmek. Başkaldırmak. Çalkalanmak. Sarsmak. Kışkırtmak. Yaygara koparmak. Çalkalamak.

Shake : Çalkalamak. Titreme. Sarsılmak. Çalkalamak (sıvıyı). Oturtmak. Sallamak. Üzmek. Sallanmak. Sarsıntı. Sarsmak.

Shake up : Silkelemek. Çırpmak. Sarsarak uyandırmak. Yumuşatmak. Allak bullak etmek. Düzenlemek. Çalkamak. Çalkalamak. Tüm kadroları değiştirmek. Değişiklik yapmak.