Sucks türkçesi Sucks nedir

Sucks ile ilgili cümleler

English: The team sucks anyway.
Turkish: Takım zaten bok.

English: She sucks up to the teacher.
Turkish: O, öğretmene yağcılık ediyor.

English: Cotton sucks up water.
Turkish: Pamuk su emer.

English: It sucks to be you.
Turkish: Yerinde olmak istemezdim.

English: Life sucks.
Turkish: Hayat çok boktan.

Sucks ingilizcede ne demek, Sucks nerede nasıl kullanılır?

This sucks : Bu iyi değil. Bundan hoşlanmam. Bunu sevmedim. Bu korkunç.

Suck advantage out of : Çıkar sağlamak. Menfaat sağlamak. Fayda sağlamak.

Suck in : Özümlemek. Emmek. Çekmek. Yutmak. İçine çekmek.

Suck off : Oral çekmek. Ağzına almak.

Suck up : Yağcılık etmek. Yalakalık yapmak. İçine çekmek. Emmek. Massetmek. Yaltaklanmak.

Suckering : Filiz kırma. Omca gövdesinin alt kısımlarından veya toprak altından gelişen istenmeyen sürgünlerin omcadan uzaklaştırılması. Piç alma.

Sucking : Emme. Ana kuzusu. Emiş. Sütten kesilmemiş. Emici. Soğurma. Gelişmemiş. Emen. Olgunlaşmamış. Acemi.

Make suck : Emdirmek.

Suck : Emzirmek. Meme emmek. Anne sütü. Sağlamak. Girdap. Massetmek. Emme. Emiş. Emmek. Yağcı.

Sucker : Sürgün. Kıç yalayıcı. Enayi. Çekmen. Emici. Budala. Tulumba pistonu. Yolunacak kaz. Salak.

 

İngilizce Sucks Türkçe anlamı, Sucks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sucks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coaxers : Takılıp kızdıran kimse. Tatlı sözlerle kandıran kimse. Sataşan kimse.

Deadheads : Başarısız kimse. (çiçek) ölü başları temizlemek. Bedavacı. Biletsiz yolcu veya seyirci. Giriş kartı sahibi. Bir yere giriş parası vermeden giren kimse. Boş kalkan otobüs. Kuruyan çiçekleri toplamak. Dalkavuk.

Quaff : Büyük yudumlarla içmek. Kafaya dikmek. İç. Kana kana içmek. İçmek.

Fawners : Yalaka. Dalkavuk. Yağdanlık. Kıç yalayıcı. Yaltakçı.

Suctions : Emiş gücü. Vakum. Vakumlu. Emme işlemi. Çekme.

Adsorptiveness : İçine çekme. Bir katı maddenin yüzeyine çekebilme (kimya). Soğurma.

Rip : Yırtık. Beş para etmez tip. Yırtılmak. Hızla geçip gitmek. Yarmak. Uçarı. Sökülmek. Değersiz tip. Çapkın. Parçalamak.

Admission : Giriş izni. Giriş. İtiraf. Girme. Giriş ücreti. Katılma. Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi. Teslim. Emme (mühendislik terimi).

Eddy : Dönmek. Hortum. Fırıl firıl dönmek. Anafor yapmak. Fırıl fırıl dönmek. Anaforlanmak. Girdap gibi dönmek. Burgaç.

Take out : Çekip almak. Satın almak (sigorta poliçesini). Hariç bırakmak. Dışarıya çıkarmak. Edinmek. Dışarı çıkarmak. Çıkmak. Yerinden sökmek. İçinden çıkarmak. Yemeğe götürmek.

Sucks synonyms : tiderips, sip, draw, purl, absorptions, quaffed, drafting, maelstrom, drink, pull, in take, imbibe, imbibitions, tiderip, butteries, nurse, give suck, quaffs, absorbing, induction, countercurrent, occlusion, apple polisher, gulp, imbibition, rake off, gurge, suck, drams, sucking, purling, gulf, purled.

Sucks zıt anlamlı kelimeler, Sucks kelime anlamı

Bottlefeed : Bir bebeği biberonla beslemek. Biberonla beslemek.

Worth : Kıymeti pek az. Servet. Eder. Kadir. Değerli şey. Kıymet. Bedel. Çap. Değerli. Değer.