Sucking türkçesi Sucking nedir

Sucking ile ilgili cümleler

English: Ali is sucking his thumb.
Turkish: Ali parmağını emiyor.

English: The baby is in his crib, sucking on his pacifier.
Turkish: Bebek beşiğinde, emziğini emiyor.

English: Jale is sucking on a candy.
Turkish: Jale bir şeker yalıyor.

English: Stop sucking up to the teacher.
Turkish: Öğretmene yağcılık etmeyin.

English: He has a habit of sucking his pencil.
Turkish: Onun kalem emme alışkanlığı var.

Sucking ingilizcede ne demek, Sucking nerede nasıl kullanılır?

Sucking disc : Vantuz. Çekmen.

Sucking disk : Emme diski. Yapışkan disk. Çeşitli malzemelere ve canlılara tutunmak için kullanılan disk biçimindeki yapı.

Sucking lice : Kan emen bitler. Emici tipte ağız organelleri ve gelişmiş tırnaklara sahip echionphthiriidae, haematopinidae ve pediculidae aileleri ve haematopinus, linognathus, pediculus, phthirus, polyplax ve solenopotes gibi beşeri ve veteriner hekimlik açısından önemli cinsleri bulunan, kan emen bit takımı, anoplura.

Sucking louse : Bit. Kan emen bitler. Emici tipte ağız organelleri ve gelişmiş tırnaklara sahip echionphthiriidae, haematopinidae ve pediculidae aileleri ve haematopinus, linognathus, pediculus, phthirus, polyplax ve solenopotes gibi beşeri ve veteriner hekimlik açısından önemli cinsleri bulunan, kan emen bit takımı, anoplura. Kehle.

 

Sucking pig : Süt domuzu. Yavru domuz.

Suck off : Oral çekmek. Ağzına almak.

Bloodsucking flies : Kan emen sinekler. Chrysops ve tabanus gibi kanla beslenen sineklere verilen ad.

Sucking reflex : Süt emen hayvanlarda ağız içine parmak sokmak suretiyle kontrol edilen otomatik reaksiyon. koma durumunda bulunan hayvanlarda kısmen veya tamamen kaybolur. Emme refleksi.

Bloodsucking : Kan emme işi. Kan dökme.

Suck in : Emmek. Yutmak. İçine çekmek. Çekmek. Özümlemek.

İngilizce Sucking Türkçe anlamı, Sucking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sucking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Callow : Acemi çaylak. Kuş. Tecrübesiz. Basık arazi. Deneyimsiz. Tüyleri bitmemiş. Toy. Tüysüz. Çaylak.

Suctions : Vakum. Çekme. Vakumlu. Emme işlemi. Emiş gücü.

Adsorbents : Yüzeyine tutan. Adsorban. Yüzergen. Yüzetutan. Yüzeye tutan. Yüze tutulan. Emici madde. Yüze tutan.

Aspiration : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Tutku. Aspirasyon. Havalandırma. Soluma. Özlem. İştiyak. Arzu. Can atma.

Adsorptive : Toplayıcı bir madde. Bir katı maddenin yüzeyine gaz veya sıvı çekimiyle ilgili (kimya). Soğuran.

Inchoate : Tam oluşmamış. Yeni başlayan. Yeni başlamış.

Imbibitions : İmbikleme. İçme. İçine alma. Alma.

Aspirations : Özlem. Arzu. Nefes alma. İstek. Soluma. Soluklu okuma. Can atma. Aspirasyon. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Havalandırma.

Spongier : Gözenekli. Sünger gibi. Süngerimsi. Yumuşak. Süngersi. Delikli.

 

Catechumens : Din eğitimi gören kimse. Hristiyanlık öğrencisi. Kateşizm talebesi.

Sucking synonyms : inlet valve, adsorptiveness, rudimentary, apprentice, sound absorption, backward, suction, nonadult, adsorption, unweaned, spongy, unripe, absorbers, apprentices, brash, underdeveloped, admission, punier, sorption, consumption, adsorbent, abortive, spongiest, ingestion, apprenticing, immature, immatures, undergrowth, resorbtion, bungler, unmatured, clumsiest, suck.

Sucking ingilizce tanımı, definition of Sucking

Sucking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sucking calf. Drawing milk from the mother or dam. Hence, colloquially, young, inexperienced, as, a sucking infant.