Bloodsucking türkçesi Bloodsucking nedir

  • Kan emme işi.
  • Kan dökme.

Bloodsucking ingilizcede ne demek, Bloodsucking nerede nasıl kullanılır?

Bloodsucking flies : Chrysops ve tabanus gibi kanla beslenen sineklere verilen ad. Kan emen sinekler.

Bloodsucker : Kan emici. Sülük. Asalak. Parazit.

Bloodsuckers : Parazit. Kan emici. Asalak. Sülük.

İngilizce Bloodsucking Türkçe anlamı, Bloodsucking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodsucking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parasitic : Parazitli. Asalaksal. Asalak ile ilgili. Asalaklarla ilgili. Parazitik. Asalak. Asalak özelliği gösteren, asalak biçiminde yaşayan, asalağa bağlı, asalaktan ileri gelen. Parazit. İç türemeli. Parazit ile ilgili.

Dependent : Bağımlı. Bkz.dependant. Bağlı. Asılı. Muhtaç.

Bloodlettings : Personel sayısını düşürme. Katliam. Damardan kan alma. Kan çıkarma. Personel azaltımı. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme. Şiddetli tartışma. Kan alma (hastadan). Kan çekme.

Bloody : Lanet. Kan dökülen. Acayip. Kahrolası. Kan gibi. Kör olasıca. Zalim. Kanını akıtmak. Fazlasıyla. Lanet olası.

Carnages : Kırım. Kıyım. Katliam.

Bloodletting : Kan çekme. Şiddetli tartışma. Kan çıkarma. Personel sayısını düşürme. Kan alma (hastadan). Damardan kan alma. Katliam. Personel azaltımı. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme.

 

Bloodshedding : Kıyım. Cinayet. Katliam.

Bloodshed : Kan akıtma. Öldürme. Katliam.

Parasitical : Parazit. Yayını bozan. Asalak. Parazitli.

Blood letting : Öldürme. Hacamat. Tıbbi amaçlarla kan boşaltılması. Damardan kan alma. Katletme. Kan alma.

Bloodsucking synonyms : leechlike, carnage.

Bloodsucking zıt anlamlı kelimeler, Bloodsucking kelime anlamı

Bloodless : Solgun. Renksiz. Hissiz. İnsanca duygulardan yoksun. Cansız. Öldürücü olmayan. Kan dökmeden yapılan. Kansız. İlgisiz. Ruhsuz.

Independent : Maddi yönden bağımsız. Hür. Kendi geliri ile geçinebilen. Ayrı. Serbest. Başına buyruk. Özgür. Müstakil. Kendi geçimini sağlayan. Bağımsız.